Akbelen için adalet eylemi: Kahvaltıda ne alırdınız, zeytin mi kömür mü?

YEŞİL GAZETE

messenger sharing button
email sharing button
snapchat sharing button

Muğla‘nın Milas ilçesi İkizköy mevkiinde kömür sahasını genişletmek isteyen YK Enerji’ye karşı Akbelen Ormanı‘ndaki ağaçlar için 465 gündür nöbet tutan yaşam savunucuları, “Akbelen için adalet” taleplerini yükseltmek için Milas Meydanı’nda eylem yaptı.

Polis tarafından yürüyüşleri engellenmek istenen İkizköylüler, Milas Atapark‘ta Atatürk heykeli önünde açıklama yaptı ve getirdikleri zeytinleri kırarak “Kahvaltıda ne alırsınız? Zeytin mi kömür mü? pankartı açtı.

İkizköy’de Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’nin (YK Enerji) iki termik santrale kömür sağlamak için genişletilmek istenen kömür madeni sahasına açılan dava kapsamında Ağustos ayında yapılan üçüncü bilirkişi keşfi sonrası raporun çıkması bekleniyor.

Önceki bilirkişi raporunda, madencilik faaliyetlerinin orman ekosistemini tamamen yok edeceği kabul edilmiş, ancak bölgedeki tüm kömürün çıkarılabilmesi için Akbelen Ormanı’nın madenciliğe açılması gerektiği savunulmuştu.

Raporun açıklanmasından önce seslerini yeniden yükseltmek için Pazar günü saat 12:00’de Milas Kapalı Pazar Yeri’nde bir araya gelen yaşam savunucuları “Zeytin için adalet”, Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz” pankartlarıyla Atapark Meydanı’na yürüyüşe geçti. Milas Emniyet Müdürlüğü ekipleri, yürüyüşün suç olduğuu öne sürerek yaşam savunucularını engellemek istedi ve pankartların da kapatılmasını talep etti.

Köylülerin tepkisine karşı polis ekipleri, sloganların devam etmesi halinde gruba müdahale edileceğini söyledi ancak İkizköylüler engellemeye rağmen yürüyüşe devam ederek Atapark’ önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Köylüler, basın açıklaması boyunca hasat ettikleri zeytinlerini kırarak ‘‘Zeytin mi kömür mü’’ sloganlarıyla bölgede daha fazla kömür çıkarılmasına tepki gösterdi.

Yitirdiğimiz 41 can gibi bizler de yıllardır kömürün gölgesi altında yaşıyoruz

İkizköy Çevre Komitesi adına basın açıklamasını okuyan Nejla Işık, bilirkişi raporunun bilerek uzun süredir çıkarılmadığını belirterek Akbelen’in korunmasına yönelik bir rapor beklediklerini dile getirdi.

Açıklamada, Bartın Amasra‘da Türkiye Taşkömürü Kurumu‘na ait ocakta 41 işçinin katledildiği patlamaya da değinildi:

‘‘Biz İkizköylüler, Akbelen Ormanı için bütün zor şartlara rağmen tam 465 gündür çadırlı nöbet tutuyor; havamız, suyumuz, toprağımız, ormanımız için yıllardır kömür madeni ve termik santrale karşı mücadele ediyoruz.

Bugün burada direnişimize ilk günkü inançla, azimle, umutla devam ettiğimizi göstermek; canımız pahasına koruduğumuz, dört elle sarıldığımız Akbelen Ormanı’nın sesi olabilmek, Akbelen İçin Adalet sesini duyurabilmek için toplandık. Fakat sözlerimize önce, yıllardır mücadele verdiğimiz kömür canavarının Bartın’da hayatını kararttığı 41 canımızı anarak başlamak istiyoruz. Başta maden işçilerimizin aileleri olmak üzere hepimizin başı sağ olsun.”

Ne yazık ki gerekli önlemleri almayan, işçilerimizin canını kar uğruna hiçe sayan bu kapitalist sistem; çoktandır kapatılması gereken termik santral ve kömür madenlerini ayakta tutuyor, işçilerin insanca çalışma koşullarına ulaşma hakkını ellerinden alarak onları karın tokluğu uğruna kendine mahkum ediyor. Sonra da üç kuruş daha fazla para kazanabilmek adına, işçileri kömürün yıkıcı etkilerinden korumak için kılını bile kıpırdatmıyor. Ne söylesek yetersiz kalıyor; öfkemiz acımız kadar büyük, bu katliamın tüm sorumlularının bir an önce yargılanmasını istiyoruz!

Yitirdiğimiz 41 can gibi bizler de yıllardır kömürün gölgesi altında yaşıyoruz.  Yerimizden yurdumuzdan ediliyor, yaşam alanlarımızın katledildiğine şahit oluyor, geleceğimizi ve sağlığımızı sırf bir avuç insanın cebi dolsun diye kaybediyoruz.

Havamızı zehirleyen, su kaynaklarımızı yok eden, topraklarımızı alt üst eden, zeytinlerimizi acımasızca yerle bir eden bu açgözlü şirketin karşısında, hala yılmadan direniyoruz!

Kömür canavarı Akbelen Ormanı’nda pusuda bekliyor

Işık, şöyle devam etti:

“Bizlere yaşamı zehir eden kömür canavarı, Akbelen Ormanı’na dayanmış bir halde pusuda bekliyor. Geçen sene bir an önce açmak istedikleri kömür madeni için defalarca kez hukuksuzca yapmaya çalıştıkları kesimleri engelledik. Gizlice ormana girip kestikleri 35 ağacımızı da, Muğla’mızın ve ülkemizin her yeri yanarken yangınları ve beraberinde gelen kargaşayı fırsat bilip yardıma gelen insanları kandırarak kestirdikleri 105 ağacımızı da unutmadık, unutmayacağız!

Türkiye 2030’a kadar kömürden çıkmalı, neden termik santralde ısrar ediyorsunuz?

Büyük yangınlarda kaybedilen  hektarlarca ormanın ardından, geriye kalan ormanlara “tüm gücümüzle sarılmamız ve korumamız” gerektiğini söyleyen Nejla Işık, “Neden hala ömrünü doldurmuş termik santraller için inat ediyorsunuz?” sorusunu sordu:

Neden yaşamı yok eden, hepimizin sonunu getiren kirli enerji kaynakları için bu kadar ısrar ediyorsunuz?

“Üstelik Türkiye’nin imzaladığı Paris İklim Anlaşması’na göre Türkiye’nin 2030’a kadar kömürden çıkış planı yapması gerekirken, geleceğimizi kömüre feda edecek bir karar kabul edilemez. İklim krizi etkilerinin giderek arttığı, bu gidişle yaşam için temel ihtiyaçlarımız olan su ve gıda krizinin kapıya dayanacağı günler yaklaşıyorken, göz göre göre geri dönüşü olmayan hataları geleceğimizle ödemek istemiyoruz!

Hem Akbelen’i bir kalkan gibi çevreleyip koruyan, hem de Akbelen’in içinde, kalbinde yaşayan 35 bin zeytin ağacımız varken, Akbelen Ormanı’nın kesilmesi mümkün değildir!

Vicdanların sesiyle yazılmış bilirkişi raporları Akbelen’in kurtuluşu olacak

“Yönetmelik değişikliği ile zeytinlikleri madene açmak isteyen şirket, yıllardır defalarca kez denenip başarısız olunduğu gibi; Zeytin Kanunu’nu yıkamaz, kanunu yönetmelikle alt edemez, tüm bunları kendi kişisel çıkarları için kullanamaz!

Biliyoruz ki vicdanlarının sesiyle yazılmış bilirkişi raporları Akbelen’in kurtuluşu olacak! Akbelen’i koruyacak bilirkişi raporunu umutla bekliyoruz.

Kamu yararı arıyorsanız; kamu biziz, buradayız, haykırıyoruz:

Ya ölmez ağaç zeytin, ya katil kömür! Akbelen Ormanını vermeyeceğiz! Akbelen İçin, Zeytin İçin, İklim için ADALET !’’

Ne olmuştu?

Muğla İkizköy’de yer alan ve termik santrale yakıt sağlayan linyit madeni sahasının genişletilmesi için   Akbelen Ormanı’nın kesim izninin iptali için açılan davada mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyeti 7 Eylül 2021’de bölgede keşif gerçekleştirmişti.

7 Eylül 2021: Akbelen’de ilk keşif

İlk keşif sırasında Murat Yüksel isimli hakimin davacı avukatlara ‘ruh hastası’ diyerek hakaret etmesi,  hem bölgedeki hukukçular hem de aktivistler tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

Bölgede ilk yapılan keşifte hakimin avukatlara  hakaret etmesi nedeniyle  avukatlar Arif Ali Cangı,  İsmail Hakkı Atal ve Şiar Rişvanoğlu reddi hakim başvurusunda bulunmuştu.

1 Mart 2022: Akbelen’de ikinci bilirkişi keşfi

İkinci inceleme öncesi Resmi Gazete‘de yayınlanan maden  yönetmeliğindeki  değişiklikle birlikte tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlarında madencilik faaliyetlerinin önü açılmıştı. Sosyal medyada yankı uyandıran değişiklik, #ZeytinİçinAdalet ve #AkbelenİçinAdalet etiketleriyle birçok paylaşım yapılmıştı.

Kömür madeni açılmak istenen Akbelen Ormanı’nda protestolar eşliğinde bilirkişi incelemesi

Bilirkişi keşfi sonrası, İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı şöyle demişti:

“Daha önceki keşifte hakarete uğramıştık, yok sayılmıştık. İtirazlarımız üzerine keşif tekrar edildi. Şu anki işletilen maden sahasının alanı ne hale getirdiğini gösterdik bilirkişilere.”

Bilirkişilerden dördü kömürün bölgeye geri dönülmez zararlar vereceği görüşünü verirken; ikisi ekolojik yıkım olacağını ancak enerji ihtiyacı nedeniyle madene açılması gerektiği yönünde görüş bildirmişti.

Rapora itiraz edilmesinin ardından 9 Ağustos 2022’de gerçekleşen üçüncü bilirkişi keşfinin raporu bekleniyor.

Tarih: 30.10.2022 Okunma: 58