AB, Türkiye-Yunanistan sınırında göçmenlere karşı dijital bariyer inşa etti

YEŞİL GAZETE

facebook sharing button
whatsapp sharing button
twitter sharing button
linkedin sharing button
email sharing button
print sharing button

Avrupa Birliği (AB) Meriç Nehri üzerinden Türkiye‘den yasadışı yollarla ülkeye geçmek isteyen göçmenleri durdurmak amacıyla 3 milyar euro harcayarak, Yunanistan sınırında dijital bir bariyer inşa etti.

Salgın aylarında sessiz sedasız test edilen sistemle ile iki ülke arasındaki 200 kilometrelik sınırdan AB’ye yasadışı yolardan göçmen girişinin engellenmesi amaçlanıyor. Yıl sonuna kadar hayata geçmesi beklenen sistem kapsamında yalan detektörü ve sınır koruma polis botu da yer alıyor.  Ayrıca, otomatik gözetleme ağı ile nehirde ve karada görev yapan devriyelerin projektör ve uzun menzilli akustik cihazları kullanarak göçmenleri sınıra yaklaşmadan caydırması öngörülüyor.

Türkiye’ye doğru ses bombaları

AP’nin aktardığına göre, ses sistemiyle, Yunan sınır polisi, zırhlı bir kamyondan gelen, bir jet motorunun ses düzeyine sahip sağır edici gürültü patlamaları sınırın üzerinden Türkiye’ye doğru yolluyor. Söz konusu ses topları, göçmenlerin Avrupa Birliği’ne yasadışı yollardan girmesini engellemek için Türkiye ile 200 kilometrelik Yunanistan sınırında  çok çeşitli fiziksel ve deneysel materyellerden oluşan  yeni dijital bariyerin bir parçası olarak öne çıkıyor.

Meriç boyunca çelik duvar 

Ayrıca ABD-Meksika sınırındaki son inşaata benzer yeni bir çelik duvar, Yunanistan ve Türkiye’yi ayıran Meriç Nehri boyunca yaygın olarak kullanılan geçiş noktalarını kapatacak.  Yakındaki gözlem kulelerine de uzun menzilli kameralar, gece görüşü ve çoklu sensörler takılıyor.

Bölgenin sınır koruma otoritesi başkanı Polis Binbaşı Dimonsthenis Kamargios, Associated Press’e verdiği demeçte, “Neler olup bittiğine dair net bir ‘sınır öncesi’ resmine sahip olacağız” dedi.

AB  2015-16’daki mülteci krizinin ardından, çoğu Suriye, Irak ve Afganistan‘daki savaşlardan kaçan 1 milyondan fazla insanın Yunanistan’a ve diğer AB ülkelerine kaçmasının ardından, güvenlik teknolojisi araştırmalarına 3 milyar euro (yaklaşık 31 milyar lira) kaynak akıttı.

Yeni inşa edilen otomatik gözetim ağının temel temel unsurlarının yıl sonunda başlatılacağını ifade eden Kamargios,  “Görevimiz göçmenlerin ülkeye yasa dışı girişlerini engellemek. Bunu yapmak için modern ekipmanlara ve araçlara ihtiyacımız var” dedi.

Yalan dedektörleri, botlar

Avrupa’daki üniversitelerde çalışan araştırmacıların sınırda test ettiği bir düzineden fazla proje kapsamında yapay zeka destekli yalan dedektörleri ve sanal sınır koruma görüşme botları gibi  pilot uygulamalarının yanı sıra, uydu verileri  kara, hava, deniz ve su altındaki insansız hava araçlarından alınan görüntülerle entegre edildi.

Türkiye Yunanistan arasındaki dijital bariyer, aynı zamanda avuç içi tarayıcılarına da sahip. Bu şekilde bir kişinin elindeki benzersiz çizgiler keydedilerek biyometrik veri olarak kaydediliyor ve sınır bölgelerine yakın yerlerde saklanan insanları ortaya çıkarmaya yardımcı oluyor.

Pandemi, sert müdahaleler ve yasadışı işlemlerin mazereti oldu

Ab ülkelerinin, pandemi sürecinde sığınmacılara kullandığı orantısız güç kullanımı ve insan hakları ihlalleri daha görünür hale geldi. Yeni bir raporda, AB ülkeleri salgın sırasında Avrupa sınırlarından en az 40 bin sığınmacıyı geri püskürtmek için yasa dışı yöntemler kullandığını ve bu operasyonların 2 binden fazla göçmenin ölümüne neden olduğu belirtildi.

Son yılların en büyük kitlesel sınır dışı işlemlerinde, AB’nin sınır ajansı Frontex tarafından desteklenen Avrupa ülkeleri, gözaltından tacize, çıplak aramadan işkenceye kadar çeşitli yasa dışı taktikler kullanarak binlerce mülteciyi sistematik olarak geri gönderdi.

Uluslararası Göç Örgütü‘ne göre de, 2020’de yaklaşık yüz bin göçmen Avrupa’ya deniz ve karadan geldi, bu rakam 2019’da yaklaşık 130 bin, 2017’de ise 190 bindi. Ancak, Ocak 2020’den bu yana sayılardaki düşüşe rağmen İtalya, Malta, Yunanistan, Hırvatistan ve İspanya göçmenlere ilişkin tutumunu katılaştırdı.

Koronavirüs salgınını durdurmak için sınırların kısmen veya tamamen kapatılmasından bu yana, bu ülkelerin AB üyesi olmayan ülkelere para ödediği, denizde tehlikede olan tekneleri durdurmak ve yolcuları gözaltı merkezlerine geri göndermek için özel gemiler görevlendirdiği biliniyor.  Konuyla ilgili çalışan STK’ler insanların dövüldüğüne, sınırlarda çıplak soyulduğuna veya denizde bırakıldığına dair defalarca rapor hazırladı.

Tarih: 01.06.2021 Okunma: 60