Komşusu Açken Tok Yatan MÜSLÜMANLAR

İsmail Hakkı CENGİZ - 12.03.2021

Sen, petekleri cayır cayır yanan veya kliması harıl harıl işleyen bir apartmanda oturuyorsan, komşuların da o apartmandakilerden ibaretse, tabii ki “aç yatan komşun” yoktur!

Lâkin dinimiz, Sevgili Peygamberimiz, “komşu”yu bu kadar dar mı tarif ediyor?

Mahallendeki, şehrindeki, ülkendeki hatta İslam coğrafyasındaki herkes komşun değil mi? Hatta ve hatta bütün insanlık âlemi komşu sayılmaz mı?

Yıllardır, Hz. Peygamber’in hadisinden hareketle, İslam’ın, “sofradan doymadan kalkınız!” ikaz ve ilkesini yazarım… Bir “Müslüman”ın bile etkilendiğine şahit olmadım.

Şimdi yazacaklarımın da pek bir işe yarayacağını sanmıyorum. Ama yazmak zorundayım!

Niye yazmak zorundayım?

Çünkü kendini Müslüman sayanlara, vazifelerini hatırlatmayı bir farz olarak görüyorum.

Öte yandan, bizimki, “söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” hesabı!

Cumalar, Kandiller gelip geçiyor…

Resimli hatta süslü mesajlarla tebrik ediyor ve ediliyoruz. Telefonlaşıyoruz. Kandil simitleri alınıp-veriliyor-yeniyor. Pişiler-lokmalar yapılıp dağıtılıyor.

Güzel! İyi bir âdet! Sürdürelim!

Ama bu mudur?

Bir mübarek günün anlamı, değeri, ihya edilmesi bu kadar mı, böyle mi olmalıdır?

Pişiyle, lokmayla, kandil simidiyle, “aç komşunu” doyurmuş mu oldun?

“Aç komşu” bir simgedir: O parasız öğrencidir, işsiz gençtir, çocuğuna ayakkabı hatta defter-kitap alamayan anne-babadır.

Doyurmak ise, onlara bir kereye mahsus 5-10 hatta 300-500 lira vermek demek değildir. Onları, kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecek hâle getirmektir. Düzenli bir gelire kavuşturmaktır. Bunun için gayret sarf etmektir.

Burada, elbette devletin yapacağı işler vardır. Adil gelir bölüşümü için düzenlemeler yapacaktır. Ama asıl vatandaşın yapacağı işler vardır… Hâli-vakti yerinde vatandaşın yapacağı işler!

2020 yılı sonu itibariyle bankalarda bir trilyon 511 milyar lira mevduat var… Bu rakam; bir buçuk milyondan fazla milyon demek.

Yine bankalarda 235 milyar dolar da döviz mevduatı var. Bugünkü dolar fiyatından, bir trilyon 600 milyar liradan fazla eder. Yani burada da 1,6 milyondan fazla milyon lira var.

Bunlar “artı” para… Bir bakıma ihtiyaç fazlası para… Altın sahiplerini, borsadaki yüz milyarlarca lirayı saymıyorum.

Demek ki milyonlarca vatandaşımızın, bankalarda, “ihtiyaç fazlası” (artı) parası var. Yine milyonlarca insanımız da sıkıntıdan kıvranıyor.

Zenginlerimiz bütün paralarını yoksullara versin demiyorum. Ama kendilerine fazla gelen paranın onda biriyle bütün yoksullarımıza düzenli gelir sağlayacak bir Türkiye yaratabiliriz.

Bu nasıl yapılır?

Bunun birçok yolu bulunabilir:

Misal, işe ihtiyacı olanları, yanlarında, güçlerine göre, birkaç yıl sigortalı çalıştırabilirler. Bunun için illa işyeri açılması gerekmez… Şoför olarak, evde, işlere yardımcı veya aşçı olarak hatta güvenlikçi olarak istihdam edebilirler.

Bir yanda ekonomik sıkıntıdan bunalan milyonlar, öte yanda her türlü ihtiyacını giderdikten sonra, bankalara yüz binler istifleyenler… Bu mudur Müslümanlık?

İslam’ın en önemli amacı insanlar arasında eşitliği sağlamak… Kula kulluğu önlemektir. Bunun için hiçbir gayret sarf etmeyenlerin kendilerini Müslüman olarak görmeye hakları var mı?

Cumalar, Kandiller, Ramazanlarda; evet, birbirimizi tebrik edelim. Ama bu mübarek günler derin düşünmemiz için vesile olmalı… Sıkıntıdan kıvranan “komşularımız” için ne yaptık diye kendimizi sorguladığımız günler olmalı. Bu sorgulamayı yapmazsak, korkarım, sadece sözde Müslüman kalırız!

BİR BAŞKA AÇIDAN MÜSLÜMANLIK NE ÂLEMDE?

Yukarıdaki satırları yazarken, yıllar önce kaleme aldığım bir yazı aklıma geldi. “Necip Fazıl: Camileri Doldurup da İçine Girmeyenler” başlıklı yazı! Okumak isteyenler için bağlantısı: https://www.genelhaberler.com/kose/oku/4173

x   x   x

TAVSİYE

https://www.youtube.com/watch?v=8C8ejusJRtg

Mehmet Akif’ten, JAPONLAR şiiri

Tarih: 12.03.2021 Okunma: 906

YORUMLAR

Yorumunuzu ekleyin.

İsim: *

E-posta Adresiniz: *

* (E-posta adresiniz paylaşılmayacaktır.)

Yorum: *

Güvenlik Sorusu:
Türkiye'nin başkenti neresidir?

özgür deniz

13.03.2021 - 08:31

Aliya İzzetbegoviç der ki; Müslümanlık görünmek değil olmaktır. işte olay budur. biz müslüman görünenleriz ama müslüman olmayı becerenler değiliz. sadece Allah ile aldatmayı seviyoruz. hani Muhammed İkbal''in bir sözü vardır, der ki; Müslüman olmadığımızı söyleyelim de bari İslam kurtulsun. bizim özetimiz budur. keza Kur''an demiyor mu; mülk aranızda bir kaç kişi arasında dolanıp duran bir devlet olmasın diye. ama bizde hep tam tersidir. iki üç tane it domuz gibi yaşar, milyonlar sürünür. ama o milyonlarda mal gibi öylece yaşar, ben niye sürünüyorum, beni süründüren kim, bu nasıl oluyor diye sormaz. biz yoksulluktan kazanırız maalesef.şöyle hayata bakalım diziler yoksulların hayatını anlatır, politikacı yoksulluk edebiyatı yapar, yoksulların gücüyle bir yerlere geliriz yani yoksullarla varız ve durmadan yoksul yaratırız bu yüzden, o yoksula müzahir olana kahramansın diye övgüler dizeriz ama birisi çıkıp bu yoksulluk niçin var, niçin yok olmaz, yok edilemez mi diye sorarsa sen klimsin lan, komünist misin yoksa deriz. çünkü biz basit insanlarız. zekası sıfırın altında olan insanlarız. ahlaksız insanlarız, adaletsiz zalim insanlarız. düşünmeyiz sormayız sorgulamayız. sadece biat ederiz, ait olmak için çıldırırız, önümüze gelene taparız, paranın köpeği olur kapıdaki yal bekleyen köpek gibi yaşarız. çünkü biz insan olduğumuzu ve nasıl insanca yaşayacağımızı bilmiyoruz hatta insan gibi yaşamakta istemiyoruz. biz Tanrı olalım herkeste bizim kulumuz olsun diyoruz. öyleyse eşitliği ister miyiz? işimiz gücümüz kandil günü, cuma günü mesaj atıp yine dolaylı yönden pespaye kapitalistlere para kazandırmak. işin garibi bunu da artık bir ibadet gibi görüyoruz. ahlaksızlığı adaletsizliği umursamıyoruz ama bunu yapmazsan sanki dinden çıkmışız gibi düşünüyoruz. hayır bunu da aptalca yapıyoruz. güzel masajlar yazıyoruz ama o mesajları kendimiz anlamıyor ve yaşamıyoruz. ya biz gerçekten mal bir toplumuz.

özgür deniz

13.03.2021 - 08:33

saygıdeğer paşam saygıdeğer ağabey ellerinize emeklerinmize yüreğinize sağlık. kalben sonsuz teşekkürler ve derin saygılar selamlar olsun inşaAllah.

İ. Hakkı Cengiz

13.03.2021 - 09:30

Teşekkür ederim, Özgür Kardeşim. Yorumun, yazdıklarımı daha açık ve anlaşılır hâle getiriyor. Senin de eline, kalemine sağlık, can kardeşim. Selâmlar...

Lütfiye Kader

13.03.2021 - 12:37

Çok güzel bir durum değerlendirmesi ve öneriler. Benim başka bir önerim daha var İsmail bey. Bu zenginlerin vergilerine fak fuk vergisi konsun. Biz onlardan aldığımız her şeyin vergisini ödüyoruz. Yok KDV, yok ÖTV, YOK, İletişim vergisi. Devlet de bu vergilerin bir kısmını fakirlerin istihdamına yönlendirsin. Denetlesin. Kaleminize gönlünüze sağlık.

I. Hakkı Cengiz

13.03.2021 - 12:55

Teşekkür ederim, Değerli Lütfiye Hocam. Katılıyorum. Getirdiğiniz öneri gibi birçok çözüm bulunabilir. Sizin de kaleminize sağlık. Saygı ve selamlar...

Mukaddes

18.03.2021 - 09:44

Harika bir yazı ne güzel noktalara dokunmuşsunuz. Ama sözde herşeyleri yapiyoruz, Mangalda köz bırakıyoruz,icraata gelince,kendi başımıza müslümanız.Hzlk bilinçsiz olunca o kadar gereksiz yerlere yardımlar yapılıyorki,gerçek ihtiyaç sahipleri..... Yazacak o kadar şey varki.

İ. Hakkı Cengiz

18.03.2021 - 11:42

Teşekkürler Mukaddes Hanım. Evet, yazacak çok şey var. Sırası geldikçe kaleme almaya çalışıyoruz. Yorumunuz büyük moral verdi. Var olun. Selâmlar...