ŞİMDİ…
Farkında olsak da olmasak da bu dünya kurulmuş vaziyette… Dirensek de karşı çıksak da dövünsek de bağırsak, tepinsek de bunu engelleyemeyiz.
En iyisi, en doğrusu bu yeni dünyaya uyum sağlamak, en az hasarı almak! Mümkünse ki çok mümkün, bu dünyadan yararlanmak, bunu fırsata çevirmek!
Dijital dünyayı kurdular; küçültüp küçültüp avucumuzun içine koydular.
Devletler arasındaki fizikî sınırlarda tel örgüler çekilirken hatta duvarlar yükseltilirken, avucumuzun içindeki dünyada, hiçbir sınır, hiçbir engel kalmadı.
Artık tamamen farklı bir dünyada yaşıyoruz. “Tek Devlet” gibi bişey: Dijital Dünya Devleti!
Peki, bu dijital dünya iyi mi kötü mü yararlı mı zararlı mı “fırsat” mı “karmaşa” mı?
Bir önceki bölümde, küreselleşmeden Türkiye’nin kârlı çıktığını yazmıştım. Ülkenin ve dünyanın her yerinden, 24 saat, dünyanın öteki ucundaki herhangi bir kişiyle iletişim kurabilir, ticaret yapabilir hale geldik. Dijital dünyanın ticaret ayağı, Türk insanına yaramış, Türkler için fırsat olmuş.
Tabii bu yeni dünyanın en önemli ayaklarından biri sosyal medya: Facebook, Twitter, WhatsApp, YouTube, İnstagram. Buralarda ne vaziyetteyiz?
Buralar da fırsat mı yaratıyor?