Böyle bir kuşatmayı, sınırların çok ötesinden yarabilir, çok ötelerden kaldırabiliriz… Irak ve Suriye ortalarından…
Irak ve Suriye’de, güvenebileceğimiz ve bize güvenen kalelerimiz olmalı… Bunlar da en evvel ve her şeyden evvel, buralardaki Türk varlığıdır. Irak’ta, Suriye’deki Türkmenlerin menfaatini korumak, doğrudan doğruya Ankara’yı korumaktır.
Tabii bunu görebilmek, yapabilmek için, karar alıcıların damarlarında Türklük şuurunun alev alev yanması gerek!
x x x
BİR ŞEY ALABİLMEK İÇİN BİR ŞEY VERMEN LÂZIM
Bölgeye yeni bir şekil verilirken, ABD ve Rusya’nın, masaya, Türkiye’yi de hesaba katan çözümler koyma mecburiyeti var. Irak’ın, Suriye’nin ve “kuşatılmış İran”ın Türkiye’ye olan ihtiyaçları ise tartışma götürmez bir hakikat!
Lâkin aynı zamanda Türkiye’nin de bölge ülkelerine ve büyük güçlere muhtaç kaldığı noktalar vardır.
Siz onlara bir şey vereceksiniz ve onlardan bir şeyler alacaksınız.
Tabii büyük güçler karşısında, elimiz daha az güçlüdür.
Türkiye; İran’la, Irak’la, Suriye’yle ciddi yakınlaşmalar sağlayabilirse, misal, Suriye rejimiyle arasındaki buzları eritebilirse, İran’dan ve hatta Rusya’dan çok önemli tavizler koparabilir. Kerkük meselesinde her iki önemli “güç”ü yanına çekebilir.
x x x
KERKÜK
Geçerken kapılarından, kemerlerinden,
Zaman denilen sarayın…
Arayın kuşlar arayın,
Arayın bulutlar arayın,
Perdeleri örtük,
Lambaları sönük,
Hatıraları kırık dökük,
Sırtında yıllar yük,
Bir yer olacak orada,
Adı Kerkük!
Arif Nihat Asya