Irak’taki sayıları tartışmalı olan, dolaylı zorlamalarla Araplaştırılarak günden güne eritilen Türklerin özellikle en önemli ulusal bağlaç olan anadillerinin yok edilmesine karşı koymak için, ille de Türk olmak, Türkçü olmak, ırkçı olmak gerekmez, insan haklarına saygılı olmak, insan olmak yeter.” (S. 33-34)
Usta böyle söylüyor.
Valla, bir “milliyetçi” olarak biz de bunlardan farklı bişey söylemiyoruz. Hatta naçizane bendeniz, Irak’ı gezip görseydim, oraları, Türkmenleri belki, belki değil muhakkak Aziz Nesin kadar kısa, öz ve çarpıcı olarak anlatamazdım.
Kitabın neredeyse tamamında, Aziz Nesin, Türkmenlerin dertlerinden, onlara nasıl yardımcı olabileceğimizden, kültürel bağları nasıl koruyabileceğimizden, Türk dilinin eşsizliğinden bahsediyor. Yine kitapta, Üstadın, millî menfaatlerimiz konusunda ne kadar hassas olduğunu görüyorsunuz.
Usta’yı saygı ve rahmetle anıyorum. Ruhu şad olsun!