← Tum Kitaplar
On Kapak Arka Kapak

TÜRK'ÜN GELECEĞİ

Yazar: İsmail Hakkı Cengiz

Konu: Büyüleyici bir istikbal için uyarılar, öneriler...

Slogan: Türk'ün geleceği doğuda, Türkiye'ninki batıdadır.

Sayfa: 53 / 117

Okunma: 1393

Atatürk’ün, benim de şimdi bazı örneklerini verdiğim toplu fotoğraflarına bakın: Yanındaki, karşısındaki insanlar ne kadar rahatlar… “Tek adam”ın yanındakiler öyle rahat olabilirler mi?

En çok Atatürk’ün sofrası tenkit edilir. Biraz evvel internette, Atatürk’ün sofra hizmetlerine bakan Cemal Granda’nın hatıralarını buldum. Granda diyor ki: “Atatürk danışmaya çok önem verirdi. O sofralar onun içindi”. Şimdi düşünün, hangi tek adam danışmaya önem verir?

Yine, Cemal Granda, hatıralarında, herkesin bildiği bir hadiseyi kendi gördüğü şekilde anlatıyor:

O gün sofrada bulunanlardan Reşit Galip söze, zamanın Milli Eğitim Bakanı Esat Hoca’dan yakınmayla başladı:

- “Yaşlı insanlara vekillik yaptırmamalı. Memlekete fayda yerine zarar getiriyor” diye sert bir dille konuşmaya başladı.

Atatürk biraz şaşkınlık, fakat büyük bir sabırla “Merak etmeyin, hepsi düzelecek” diye doktoru yatıştırmaya çalıştı.

Atatürk, doktoru bir kez daha sabır ve durgunluğa çağırdıktan sonra:

- “Siz böyle konuşmaya devam ederseniz ben size muhatap olmamakta mazurum” dedi.

Doktor ise,

- “Kabahat hep sizde, hocadır diye cahilleri hep başımıza koydunuz.”

Sofrada bir bomba etkisi yapan bu konuşma üzerine Atatürk:

- “Memlekete Maarif Vekili yok mu?”

- “…”

- “Var ya, Esat Hoca mükemmeldir” deyince Reşit Galip “Hayır” anlamında başını sallayarak,

- “Çok iyi ama çok da ihtiyar." Artık ondan geçmiştir. Bu memlekete daha dinç vekiller lâzım.

Bunun üzerine Atatürk ile Reşit Galip arasında şu tartışma geçti