Sofya ve Bulgaristan’ın tamamında Türk eserleri ve Türkçe adlara bol bol rastlıyorsunuz. Yolda, bir akarsuyun üzerindeki köprüden geçerken, “Karadere River” levhası gözüme çarptı. “River” İngilizcede nehir demek. Sanırım, Bulgarcada da aynı anlamda kullanılıyor.
TIR PARKI
Sürücümüz, Türkiye sınırına 17 kilometre mesafede bir “Tır Parkı” olduğunu, buradaki alışveriş merkezinin, Balkanlardaki en ekonomik alışveriş yeri olduğu bilgisini veriyor. Alışveriş etmek ve ihtiyaç gidermek için orada duruyoruz. Gerçekten de bütün ürünler gayet hesaplı… Alışverişler yapılıyor. Bu arada dikkat ediyorum; çok büyük bir park yeri… Sanki binlerce tır var… Lokantada bütün yazılar, fiyat listeleri Türkçe… Anlamış olmalısınız, bu “Tır Parkı” Türk tırlarına ve sürücülerine hizmet veriyor. Neden? Çünkü Bulgaristan’dan, geçen yılların rakamlarıyla, yılda bir milyon tırımız transit geçiş yapıyor. Bunun birkaç yıl içinde 2 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.
Girerken olduğu gibi çıkarken de Bulgaristan sınırında saatlerce bekliyoruz. Hem yoğunluk hem Bulgar polisinin işgüzarlığı var.
Ve TÜRKİYE
Türk sınırından gece yarısı geçiyoruz. Sürücümüz, “Onuncu Yıl Marşı’nı” açıyor. Hep birlikte coşkuyla söylüyoruz.
Memleketim, memleketim, memleketim!
Ne kadar güzel yerler görmüş, gezmiş olursak olalım, memleketimiz başka, bambaşka. Yeniden ülkeye dönmek, bütün yorgunluk ve uykusuzluğumuza rağmen bizi diriltiyor, mutlu ediyor.
İSTİKBALE DAİR UYARI ve ÖNERİLER