Bir kişi yılda gıdalardan 39.000 ile 52.000 arasında mikroplastik parçacığına maruz kalıyor,
Solunum ve cilt yoluyla hatta terle birlikte mikroplastik alınabildiği,
250 ml’lik bir plastik serum torbasının yaklaşık 7.500 mikroplastik parçacığını doğrudan kan dolaşımına aktarabileceği bilgileri veriliyor. (S. 19)
“Mikroplastikler Sağlığımızı Sessizce Tehdit Ediyor” başlığı altında;
Bu parçacıklar canlıların bağırsaklarını tıkayabiliyor,
Üreme yetilerini azaltabiliyor,
Genel sağlık durumlarını kötüleştirebiliyor diye uyarıyor ve devam ediyor:
Kanser, kalp ve böbrek hastalıkları ve Alzheimer gibi hastalıklarla mikroplastikler arasında bağlantı olabileceğini gösteren güçlü bulgular olduğu,
Ayrıca, KOAH, astım, nefes darlığı ve akciğer fibrozisi gibi solunum yolu hastalıklarıyla ilişkisi olabileceğinden endişe edildiği dile getiriliyor. (S. 20-22)
“Mikroplastikler Beyne Kadar Ulaşıyor” başlığı altında ise;
Beyin dokularında oldukça yüksek miktarda mikroplastik bulunduğu,
Beyin dokularında en sık rastlanan plastik türünün market poşetlerinde, şampuan şişelerinde ve oyuncaklarda yaygın olarak kullanılan polietilen olduğu,
Mikroplastiklerin beyin dokusuna geçmeden önce kan-beyin bariyerini zayıflattığı ve daha geçirgen hale getirdiği,
Öğrenme ve hafızada, bağ kurma, işbirliği, iletişim gibi sosyal davranışlarda azalmaya ve bilişsel işlevlerde gerilemeye yol açabildiği,