Mecazî olarak da meselâ, kumarhaneleri “bataklık” olarak niteleriz. Veya kötü yola düşen, suça itilen kişiler için “bataklığa düştü” deriz.
Meğer öyle değilmiş. Bataklık, denilen coğrafî bölgeler yeryüzü dengesi bakımından son derece elzem doğal varlıklarmış.
Bataklıklar;
Yeryüzünün nem dengesine katkıda buluyor…
Suyun tutulmasında sünger gibi bir etki yapıyor…
Bu etkisiyle akarsuların akış hızını düzenliyor.
Bunları ilk defa duydum ve çok şaşırdım. Çevreyle ilgili öğrendiğimiz her şey, bir büyük denge üzerinde yaşadığımızı ispatlıyor. Bize zararlı gibi gözüken her nesnenin en az 1 işlevi var. Bataklığın bile 1’den fazla faydası var.
50 yıl öncesine kadar, yeryüzünün yüzde 6’sı bataklıkmış. Ne yazık ki, geçen süre içinde bunun yarısı kurutulmuş. Tabiatıyla doğal dengeye de bir darbe vurulmuş.
Bunları öğrenmek, bilinçlenmek güzel de ne yazık ki harekete geçilmiyor. “Çevre Günü” gibi etkinliklerde konuşuluyor, sonra unutuluyor.
İnsanların yaşayabilmesi, varlıklarını sürdürebilmeleri için önce üzerinde yaşadıkları yeryüzünün yaşaması lâzım.
“Çevre”yi sadece yılın 1 gününde hatırlarsak, 364 gün tabiatı tahrip edersek, yerkürenin hayatını idame ettirmesi mümkün mü?
06 Haziran 2009
BU SALGINLAR DOĞAL MI, YAPAYMI?