Bursa Su Kolektifi: Derenin ölümünün sorumlusu vatandaş değil sermaye

YEŞİL GAZETE

facebook sharing button
whatsapp sharing button
twitter sharing button
linkedin sharing button
email sharing button
print sharing button

Bursa Su Kolektifi, Marmara Denizi’ne dökülen Nilüfer Çayı‘nın Uludağ bölgesindeki otellerin atık suları ile kirletilmesine tepki gösterdiği bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Yıllardır sistematik olarak kirletilen ve yağmalanan bu denizi, sizler fosseptik çukuru olarak tanımladınız ve kullandınız” denilen açıklamada bu durumun Marmara Denizi’ni etkisi altına alan müsilajın başlıca sebebi olduğu belirtildi.

Açıklamada “Gerekli arıtmalar yapılmadan deşarj edilen evsel ve endüstriyel atıksular, derin deniz deşarjları, denize dökülen nehirlerimizdeki kirlilik, gemilerden kaynaklanan balast ve sintine suları, dip taramaları, kıyı kumullarının yok edilmesi, plansız sanayileşme ve kontrolsüz kentleşmenin nüfus baskısı yani özetle kapitalizmin ekolojik çöküş etmenleri içerisinde bulunduğumuz bu sorunun sebepleridir” ifadeleri kullanıldı.

‘Derenin ölmesine sebep oluyor’

Şu an Nilüfer Çayı’nın Uludağ’ın pınarlarından doğduğu belirtilen açıklamada “Kar sularının erimesiyle oluşan Nilüfer Çayı daha şehrin içerisine girmeden, Uludağ Bölgesi’ndeki otellerin atık suları ile kirletilmekte adeta ilk hançerini almaktadır. Şehrin içerisinde kilometrelerce yolu katederken büyüklü küçüklü birçok sanayi kuruluşunun zehirli suları Nilüfer Çayı’na deşarj edilmekte yani bu berrak derenin ölmesine sebep olmaktadır. Kronik bir sorun haline gelen bu durum yetkililer tarafından da kabul edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre 2020 yılı boyunca yapılan tüm gözlemlerde; Nilüfer Çayı’nın Kocasu’ya karışmadan öncesinde ve karıştıktan sonra ki denize dökülmeden önceki kontrol noktalarında su kalitesinin dördüncü sınıf olarak belirlendiği belirtilen açıklamada “Sermaye tarafından katledilen sularımıza idari kurumların hangi müdahalesi olmuş buradan tüm yetkililere sesleniyoruz, cevap bekliyoruz” denildi.

‘Sorumlusu biz değiliz’

İçerisinde bulunduğumuz durumun bir diğer failinin ise bilim insanlarının da söylediği gibi derin deniz deşarjları olduğu belirtilen açıklamada “Bugün; Mudanya’dan, Gemlik’ten, Kumla’dan ve Kurşunlu’dan sadece fiziksel arıtma yapılarak denizimize atık sular deşarj edilmekte… Bakanlık tarafından yayımlanan il çevre ve durum raporlarından elde ettiğimiz verilere göre yıllık ortalama 22.5 milyon metre küp atık su deşarjının gerçekleştiğini biliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Yurttaşların ödedikleri vergilerle ve atıksu bedelini ödeyerek sorumluluklarını yerine getirdiği belirtilen açıklamada “Bu sınırsız pislikten, doğa katliamından atık sularını kaçak olarak derelerimize denizlerimize deşarj eden işletmeler, fabrikalar ,gerektiği gibi arıtma yapmadan sularını deşarj eden atıksu arıtma tesisleri ve bütün bunlara göz yuman tüm yetkili devlet kurumları, çevre bakanlığı ,Valilik ve belediyeler sorumludur” denildi.

Açıklama “Bursa Su Kolektifi olarak yaşamı savunmaktan; denizlerimizin, göllerimizin ve nehirlerimizin sesi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Tüm yurttaşları suyun sesi olmaya davet ediyoruz” ifadeleriyle son buldu.

Tarih: 14.06.2021 Okunma: 72