TÜRKİYE AMERİKA’DAN UZAKLAŞMALI, AVRUPA’YA YAKLAŞMALI
Dünya, artık, Doğu ve Batı Bloku’ndan oluşan “soğuk savaş” dünyası değil…
Dünya yeniden kuruluyor, yeniden şekilleniyor. Şekillenme, Doğu Bloku’nun çökmesinden, 90’lardan beri sürüyor. ABD’nin başına “Trump felaketi” geldikten sonra ise şekillenme/değişim hızlandı.
Trump ekibi, kendi ülkesinin 1945’lerde kurduğu düzeni yıkmak, bugünkü menfaatlerine ve ABD istikbaline daha uygun bir düzen kurmak istiyor. Bu düzende, Türkiye’ye ve hatta dünyanın geride kalan ülkelerine hiçbir söz hakkı tanımadan kendisinin kayıtsız şartsız takip edilmesini istiyor.
Elbette başta Avrupa, bütün dünya bu yeni Amerikan dayatmasına direniyor.
Küresel çapta olduğu gibi, bölgemizde de ABD’nin niyeti kötü… İsrail’in çıkarı ve güvenliği için bölgeyi ateşe atabilir, yakabilir. Bunu görmek/anlamak için Kudüs için yaptıkları ve PKK/YPG’ye 5 bin TIR dolusu silah verdiğini hatırlamak yeterli.
Bu şartlar altında, bizim yerimiz ABD’nin yanı olamaz. Amerika’nın bize düşmanca bir yaklaşım içinde olduğu, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar açık. Hâl böyle olunca, ABD ile aramızı düzeltmeye uğraşmak, onunla anlaşmaya çalışmak boşuna zaman kaybıdır. Biz buna gayret ettikçe, Amerika bizi oyalıyor. ABD’nin bize vereceği hiçbir şey yoktur. Kalmamıştır.
“Yeni Dünya Düzeni”nde yerimiz Avrupa’dır. Başlıkta, “Türkiye Avrupa’ya Yaklaşmalı” dedim. Aslında, doğru bir ifade değil. Çünkü biz zaten Avrupa’nın içindeyiz. Kocaman İstanbul’la, topraklarımızın önemli bir parçasıyla Avrupa’yız.