“(Bir kasketliye anlatıyor) Pamuklar, tütünler, zeytinler, gemiler ve trenler hep sizin gücünüzle… Neden farkında değilsiniz bu gücün?
Kasketli yüz zorlayacak kendini anlamaya… Belki sezecek de bir şeyler… Ama sonra başkaları gelecek, yalanlar yalanlar söyleyecek ona… Belki bir de elli kâğıt verecek. Ve sonra bir şey fısıldayacak kulağına…” (S.109)
x x x
Yarım asır evvel ve ondan da yıllar önce “rotayı değiştirmek” isteyenler hep çıkmış…
Usta’nın böyle macera heveslilerine, o günlerdeki cevabı, çok net, bilgece ve tarihî:
“Bağır, çağır, kız, söv, tepin… Hepsi boşuna… Gemi rotasında yürüyecektir.”
16 Nisan 2014
OSMANLI DÜŞMANLIĞI- CUMHURİYET DÜŞMANLIĞI
Kimileri Osmanlıya düşman,
Kimileri Cumhuriyet’e!
Birini yerin dibine batırırken, ötekini göklere çıkarıyorlar.
Bu düşmanlık millet katında, geniş kitlelerde pek karşılık bulmuyor…
Eli az buçuk kalem tutanlarda görülüyor bu hastalık…
Hâlbuki ikisi de bizim değerlerimiz…
Osmanlı köklerimize uzanan mazimiz…
Cumhuriyet onun evladı ve devamı…
Anadolu’da kurulan Türk devletinin son halkası…
x x x
Hanedan gitti, yönetim değişti…
Hanedan dışında her şey yerinde duruyor.
Cumhuriyet’i kuran Atatürk bile bir Osmanlı…
Osmanlı olarak doğdu, okudu, Osmanlı subayı oldu ve nihayet bir Osmanlı Paşasıydı! Bu, ne ilâhî bir hakikat!
Bizi Osmanlı’ya, Osmanlı’yı Cumhuriyet’e bağlıyor.
Öte yandan, Osmanlıdan Cumhuriyet’e geçişte, pek çok müessese aynen devam etti…