BAYRAM: ÇİN-UYGURLAR, İSRAİL-GAZZE
Ne dünyada bayram yapmaya müsait bir ortam, ne Müslümanların bayram kutlayacak halleri ve hakları var!
Dünyadaki “müsait olmayan ortam” derken, sadece “salgın” dan söz etmiyorum… “Salgın”, yerküredeki haksızlıkların, adaletsizliklerin, zulümlerin, çevre katliamlarının, cennet gibi dünyayı cehenneme çevirmenin sonucu gibi!
Zaten, salgın yokken de yerkürede bayram yapmaya müsait bir iklim yoktu… “İklim”, her anlamda, havanın kirletilmesi, ormanların ve fosil yakıtların cayır cayır yakılması, yerkürenin ısıtılmasıyla başımıza gelen iklim kriziyle namüsaitti… Açlık, yoksulluk, yolsuzluk, zulüm, yüz milyonların sığınmacı durumuna düşürülmesiyle namüsaitti.
Filistinlilere, yıllardır dünyayı dar eden İsrail, bayram öncesi bikere daha kudurdu. 17’si çocuk en az 83 kişi öldü. Yüzlerce yaralı ve sakat, binlerce evsiz-yurtsuz bırakılan Filistinli var.
Bu zulüm karşısında dünya, hele İslâm âlemi ne yapıyor? Ne yapabiliyor? Hiçbir şey! Hiçbir şey!
ÇİN, “İSRAİL’E DE BİŞEYLER SÖYLEYİN” DİYEMİYOR
Batılı devletlerin, Uygurlar üzerinden, çok yerinde bir girişimle, Çin’i sıkıştırmaya çalıştığı günlerde, yazının başında söz ettiğimiz gibi, İsrail Gazze’yi cehenneme çevirip masumları öldürüyor, evlerinden sürüyor.
Batılılar, Uygur’u ve diğer yerlerdeki zulümleri görürken İsrail’in yaptığı vahşeti görmüyor!
Çin de onların bu çelişkisini, bu ikilemini yüzlerine çarpıp, “Niye İsrail’in yaptığı vahşeti görmüyorsunuz?” diyemiyor!
Neden acaba? Neden kimse İsrail zulmünü görmek istemiyor?