Plastikler, mikroplastikler, zehirli tarım ilaçları insan kaynaklıdır…
Dolayısıyla, nüfus bu kadar kalabalık olmasaydı ne kirlilik ne küresel ısınma ve ikim değişikliği ne de plastikler ve zehirli tarım ilaçları bu boyutlarda olurdu!
Kalabalıklar için çok elektrik lâzım… Onu üretmek için çalışan kömür, doğalgaz ve petrol santralleri hem havayı, doğayı kirletiyor hem de küreyi ısıtıyor.
Kalabalıklar için konut, araba, ulaşım, beyaz eşya, giyecek, yiyecek… Vs. lâzım… Bunları sağlamak için fabrikaların, madenlerin işlemesi gerek… Bunların her safhası doğayı tahrip, dünyayı kirletme ve ısıtma demek.
Çok basit bir mantıkla şöyle söyleyebiliriz: Dünya nüfusu bugünkünün yarısı kadar olsaydı, kirlenme de zehirlenme de küresel ısınma da bugünkünün yarısı kadar olacaktı.
Demek ki doğa felaketlerinin birinci sebebi dünya nüfusunun aşırı kalabalık olması…
Bir de bu kalabalıklar yaşamakta olduğumuz çevre felaketinin, iklim buhranının farkında değillerse…
ABD Başkanı Trump gibi idareciler, kendi kurumları olan NASA’nın uyarılarına rağmen iklim krizini inkâr ediyorsa vaziyetin ne kadar korkunç olduğunu hesap edin!
Sorun çok boyutludur ve bütün boyutları insan kaynaklıdır.
Geçen yıl, İZÇEP olarak bizi eğitim için davet eden, İzmir-Bayraklı Osman Faruk Verimler İlkokulu’nun çevreye duyarlı öğretmen ve öğrencilerinin tespit ettikleri gibi,
SORUNLARIMIZDAN SORUMLUYUZ!
24 Haziran 2020
YAĞMUR YAĞIYOR, SELLER AKIYOR, GÖLLER KURUYOR
Küresel İklim Krizi’nin (KİK), yeni bir kanıtı ve sonucuyla karşı karşıyayız!