Peki, başımıza gelen bu korkunç felaketten ders aldık mı?
Ne yazık ki hayır!
Salgın bizi evlere kapattığında ne diyorduk: “Havamız, suyumuz, toprağımız aşırı kirlendiği için…
Yerküre aşırı ısındığı, atmosferin dengesi bozulduğu için bu virüs ortaya çıktı.”
Dünyamızı en çok ne ısıtıyor ve kirletiyordu?
Petrol ve ondan üretilen plastik!
Çare neydi? Petrol ve plastik tüketimine son vermek… Bu mümkün değilse azaltmak!
Geldiğimiz nokta: Petrolün ulaşımda ve enerjideki kullanımından kaçınamıyoruz. Ama plastik üretim ve tüketimini azaltabiliriz. Azaltabilirdik.
Azaltabildik mi?
Tam tersine…
Kadıköy Belediyesi’nin haftalık yayın organı Gazete Kadıköy’ün,19 Haziran tarihli Çevre sayfasının başlığı: SALGINDA PLASTİK ATIKLAR ARTTI
Gazeteye konuşan çevreci Nihan Temiz, “Bilimsel bir dayanağı olmadığı halde, hijyenik olduğu öne sürülerek plastik kullanımı teşvik ediliyor. Tek kullanımlık çatal, kaşık ve tabaklar yeni çevre sorunlarına yol açabilecek” diye uyarıyor.
Pazar günü bir kır lokantasına gittik. Burada, aklınıza gelen her şey, meselâ, menemen, “tek kullanımlık” plastik tabaklarda veriliyor. Tabii tek kullanımlık çatal-bıçakla birlikte… Ve yemekten sonra hepsi çöpe…