Öte yandan dünya kaynaklarının süratle tükenmesi, susuzluk, açlık, gelecek kaygısı da insanları daha saldırgan yapıyor! Dünya gerçek ısınma ile, mecazî manada kullanılan “sıcak gelişme” arasında birbirini hem tetikleyen hem kovalayan bir kısır döngüye girmiş vaziyette!
İnsanoğlu huzuru bulmak istiyorsa, öncelikle kendisine hayat ortamı olan; yattığı-kalktığı, barındığı, beslendiği, eğlendiği yeryüzünü ısınmaktan, yanmaktan kurtarmak zorundadır. Dünya yanarken, o dünyaya kral olsan kaç para?
Zaten bu şartlarda, yerkürenin herhangi bir noktasında huzur bulunabilir mi?
ÜSTATLARDAN
Kısaca
Dünya bizim değil sanki elindi,
Sahip çıkamadık ozon delindi,
Bize geldiğinde taze gelindi.
Seyfeddin Karahocagil
13 Nisan 2010
DÜNYA NÜFUSU YARIYA İNMELİ
Dünya, bugünkü haliyle 7 milyar insana dar geliyor...
Evlatlarını besleyemiyor...
Evet, Allah herkesin “rızkını” verir...
Ama dünyayı bize teslim ettiği gibi koruyabilseydik verirdi.
Dünyanın doğal halini devam ettirebilseydik, 7 değil, belki 17 milyar insanı bile besleyebilirdi.
Lâkin artık imkânsız!
1 milyardan fazla insan açlığın pençesinde, her gün 4 bin çocuk açlıktan ölüyor...
Sanmayın ki geriye kalan 6 milyar ademoğlu refah içinde...
Hayır, o 6 milyarın da en az yarısı yoksullukla cebelleşiyor...