Mesele sadece carî açık değil… Elektrik üretmek için daha fazla doğal gaz yakınca, havayı da daha fazla kirleteceğiz. Dünyayı da daha fazla ısıtmış olacağız. Dolayısıyla, kuraklık yeni kuraklıklara yol açacak!
Nisan’ın sonundayız… En çok yağmur yağması gereken mevsimdeyiz…
Kaç gün yağmur gördünüz? Taş çatlasa, 3-5 gün! Hâlbuki her gün yağmalıydı…
Eskiden Mart-Nisan aylarında neredeyse her gün yağmur yağardı…
Şimdi neredeyse “tık” yok!
Radyoda şarkı; “Yağmurlu bir Nisan akşamında”n bahsediyor…
Korkarım, gelecek nesiller, “Hımmm, demek bizamanlar, Nisan ayında yağmur yağarmış” diye bir efsaneden söz edecekler!
x x x
Buğday, fındık, kayısı, çay vb. gibi hem temel gıda hem de “ihraç” ürünleri konusunda büyük rekolte düşüklükleri bekleniyor.
Açlık ve susuzluk kapıda!
Tedbir-tasarruf nerede?
Bu arada, Afganistan da birkaç gün sel oldu diye açlık ve susuzluktan kurtulmuş olmuyor…
Sel gidiyor, geride “kum” kalıyor…
Sel, bir ülke veya bölgenin iyi yağış aldığını göstermiyor…
Düzensiz, geçici ve aşırı bir yağış rejimine düçar olduğunu gösteriyor.
Yıl içinde yavaş yavaş yağması gereken yağmurun 1-2 gün içinde topluca yağdığını kanıtlıyor. “Küresel iklim değişikliği”ni gözlerimizin içine sokuyor.
Nitekim Türkiye’de de sık sık sel felaketi yaşıyoruz.