Hatay’da zeytinlikler acele kamulaştırma ile imara açıldı: Bu şehir öldürülmeye çalışılıyor

YEŞİL GAZETE

facebook sharing button
twitter sharing button
whatsapp sharing button
linkedin sharing button
messenger sharing button
email sharing button
snapchat sharing button

HATAY- Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı İlay Aksoy, Kahramanmaraş merkezli depremin en çok etkilediği bölgelerden olan Hatay’ın Serinyol ilçesinde tiyatro sanatçısı ve dayanışma gönüllüsü Hasan Özgün ile bir araya geldi. Özgün, depremin ardından hükümetin bölgedeki çalışmalarına, yıkılan binalardaki ihmal olup olmadığına kadar Aksoy’un sorularına yanıt verdi.

Acele kamulaştırmayla bir gecede bir köye el konulduğunu aktaran Özgün, “Kaygılı bekleyiş sürerken bu acele kamulaştırılma kararı 14 Nisan’da geldi bir gece yarısı kararnamesi çektiler bize gece yarısı darbesi gibi geldi, depremin gece yarısı bizi vurması gibi geldi. Dürdenek köyüne acele kamulaştırılma kararıyla el konuldu, büyük bir kısmına orada zeytinlikler var bahçelikler var oraya el konuldu” diye konuştu.

Acele kamulaştırmanın yapıldığı bölgedeki hazine arazisine ve birkaç AKP’li ismin sahibi olduğu bölgelere ‘dokunulmadığını’ dile getiren Özgün, şu ifadeleri kullandı:

“Ne ilginç bir tesadüf ki Dürdenek’in üst tarafında 600 dönümlük bir hazine arazisi var dokunulmamış; ne ilginç tesadüf ki Dürdenek’in istimlak edilen bu kısımın hemen üstünde yoğunlukla AKP’li zenginlerin, mesela AKP milletvekili Adem Yeşildal’ın, Antakya belediye başkanının ve birçok AKP’li zenginlerin villaları var, zigzaglar çizilerek o haritada onlar teğet geçilmiş ama orada on yıllardır dişini tırnağına takarak orada çalışan çiftçilerin tarlaları, ahırları evleri zeytinlikleri alınmış durumda.”

‘Hatay’da yapılacak projenin bilgilendirme toplantısı İstanbul’da yapıldı’

Hatay’da yapılması planlanan kentsel dönüşüm hakkında, “Devlet tekelinde bir dönüşüm yapılacak” diyen Özgün, “Öğrendim hükümetin oradaki dönüşüm ve düzenlemelerle ilgili ihale verdiği firma halkı bilgilendirme toplantısı yapmış, İstanbul Şişli’de…” ifadelerini kullandı. Şehirde başlatılacak dönüşüm için de kaygılı olduğunu belirten Özgün, “Bilmediğimiz insanlar Çevre ve Şehircilik‘ten geldiklerini söylüyor, habire ölçümler yapıyor ama halka hiçbir bilgi verilmiyor” dedi.

Hatay’da başlatılan kentsel dönüşümdeki sorunları da paylaşan Özgün, “Orada bir tek daire veriliyor, isterse 20 dairesi olsun böyle bir sıkıntı var” diyerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum‘un “Antakya’yı cazibe merkezi yapacağız, kusura bakmayın belki herkese ev çıkamayacaktır” dediğini aktararak ve şu ifadeleri kullandı: “Şimdi devlet orada her şeyi yasakladı. Devlet tekelinde bir dönüşüm yapılacak bu dönüşüm nasıl neye göre yapılacak mülkiyet hakları korunacak mı?”

‘Şu anda bu şehir öldürülmeye çalışılıyor’

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı İlay Aksoy ile sanatçı Hasan Özgün’ün söyleşisinden öne çıkanlar şöyle:

Aksoy: Ben size direkt bir soruyla başlamak istiyorum, siz çok büyük bir felaket çok büyük bir acı yaşadınız ama sonradan da ihmaller dizisinde o felaketi bir parça yaşamaya devam ediyorsunuz. Sahipsiz hissediyor musunuz kendinizi?

Özgün: Bu kent sahipsiz bırakıldı, evet bu coğrafya sahipsiz bırakıldı; bu halkın kendisi sahipsiz bırakıldı. Ancak belli bir noktadan sonra, yakınmak ve birilerinin bir şey yapmasını beklemek yerine kendi sorunlarımızı çözme noktasında irade olmaya çalışıyoruz. Kendi sorunlarımızın sahibiyiz, kendi çözümlerimizin de tek sahibi biz olacağız. Her şey üst üste geldiği için acılarımızı yaşayamadık, yaşayamıyoruz. O açıdan bunları çok fazla düşünecek vaktimiz olmadı. Hasbelkader ölmedik depremin altından çıktık veya enkazın dışında kaldık ama şu anda bu şehir öldürülmeye çalışılıyor, şehir topyekûn bir saldırı altında, ayakta kalmaya çalışıyoruz. Her gün yeniden ayakta kalma çabasında olduğumuz için samimi olayım; sizin sorduğunuz soruya objektif cevap veremiyorum.

‘Hasar tespit çalışmaları yapıldı; neye göre yapıldı bilmiyoruz’

Aksoy: Bu mülkiyet sorunlarını biraz anlatabilir misiniz? Burada 4 katlı bir evi olan bahçeli olan birisi evini yaptırabilecek mi normal bir hayata nasıl dönecek, size neler anlatıyor hükümet burada?

Özgün: Hiçbir şey anlatılmıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ya da valinin ya da hükümetin; devletin hiçbir makamının halka verdiği hiçbir bilgi yok. Avukatlarla halkı bilgilendirme toplantıları yapıyoruz, bütün toplantılara avukatlar şöyle giriyor: “Arkadaşlar şu an anlatacağımız bilgiler geçici olabilir, her an değişebilir, çünkü biz de bilmiyoruz. Her an bir kararnameyle her şey değişebilir, hiçbir şey şeffaf değil.” Mesela rezerv konut alanlarından bahsediliyor; bu ne demek, nereye kurulacak, ne kadar kurulacak, nasıl kurulacak, hangi kriterlerde kurulacak bilmiyoruz. Hasar tespit çalışmaları yapıldı, neye göre yapıldı bilmiyoruz. Çoğu yerde onlarca o kadar çok başvuru geldi ki bize. Görevliler geliyor, dışarıdan bakıyor, hasar tespit yapılıyor, devlete giriyor. E-devlette orta hasarlı ve ağır hasarlı, hafif asarlı bir bina ikinci ekip gelmeksizin ağır hasarlıya dönüşmüş. Burada kriterler ne bilmiyoruz.

‘Devlet tekelinde bir dönüşüm yapılacak’

Aksoy: Ağır hasarlılar Dask sigortasından dolayı ödeme almaya başladılar mı?

Özgün: Şu an henüz ödemeler yapılmadı. Şimdi mesela soruyoruz ne olacak ağır hasarlılara bir konut verilecek mülkiyet ortaklığı var. Apartmanda bir insan bütün çocuklarına ev yapmış ama daireler tek kapı. Orada bir tek daire veriliyor, isterse 20 dairesi olsun böyle bir sıkıntı var. Çevre ve Şehircilik Bakanı “Antakya’yı cazibe merkezi yapacağız, belki herkese ev çıkamayacaktır kusura bakmayın ama cazibe merkezi yapacağız” dedi. Bunun haricinde tarihi Antakya bölgesi riskli bölge ilan edildi. Şimdi devlet orada her şeyi yasakladı. Devlet tekelinde bir dönüşüm yapılacak; bu dönüşüm nasıl, neye göre yapılacak, mülkiyet hakları korunacak mı? Her şeyden önemlisi, oradaki tarihi Antakya’nın bir kimliği var, o kimlik korunacak mı? Bize yapılan tek bir açıklama var: “Antakya cazibe merkezi olacak.” Başka bir şey daha öğrendim hükümetin oradaki dönüşüm ve düzenlemelerle ilgili ihale verdiği firma halkı bilgilendirme toplantısı yapmış, İstanbul Şişli’de…

‘Kaygılanıyoruz’

Aksoy: Hangi şirketler bunlar?

Özgün: Bünyamin Erman var, GYODER var, özellikle bu şehir merkeziyle ilgili bildiğimiz malum meşhur şirketler hızlı bir şekilde Antakya’nın toplu konut ihalelerini almışlar, hazırlık yapıyorlar. Burada şimdi yeni bir sorunla karşı karşıyayız; istimlaklar, acele kamulaştırmalar… Depremin ikinci haftasından itibaren…

Bengüllü–Orhanlı taraflarından Serinyol’a kadar olan bölgenin TOKİ rezerv alanı yapılacağına dair söylentinin yavaş yavaş gerçek olacağını görüyor, kaygılanıyor, takip ediyoruz. Neden bundan kaygılanıyoruz: Birincisi; bütün bu bölgelerde Çevre ve Şehircilik’ten geldiğini söyleyen bilmediğimiz insanlar habire ölçümler yapıyor ama halka hiçbir bilgi verilmiyor. Dronelar uçuyor, ölçümler yapılıyor, şimdi zemin çalışmaları yapılıyor, burada istimlakların başlayacağı söyleniyor; hatta el altından sızdırılan haritalar geziyor.

‘Dürdenek Köyü’ne acele kamulaştırma kararıyla el konuldu’

Ve bu kaygılı bekleyiş sürerken bu acele kamulaştırılma kararı 14 Nisan’da geldi bir gece yarısı kararnamesi çektiler, bize gece yarısı darbesi gibi geldi, depremin gece yarısı bizi vurması gibi geldi. Dürdenek köyüne acele kamulaştırılma kararıyla el konuldu. Orada zeytinlikler var, bahçelikler var, oraya el konuldu. Ama ne ilginç bir tesadüf ki Dürdenek’in üst tarafında 600 dönümlük bir hazine arazisi var; dokunulmamış. Ne ilginç tesadüf ki Dürdenek’in istimlak edilen bu kısımın hemen üstünde yoğunlukla AKP’li zenginlerin, mesela AKP milletvekili Adem Yeşildal’ın, mesela Antakya belediye başkanının ve birçok AKP’li zenginlerin villaları var, zigzaglar çizilerek o haritada onlar teğet geçilmiş ama orada on yıllardır dişini tırnağına takarak orada çalışan çiftçilerin tarlaları, ahırları evleri zeytinlikleri alınmış durumda.

‘Devlet el koyuyor sonra süreç işliyor’

Tabi şimdi köylüler buna izin vermiyor. Hem hukuksal olarak itiraz ettiler, hem de direniyorlar. Eğer ki bu gerçekleşirse, sadece Dürderen köyünde, köylülerin bize verdiği bilgilere göre 4 bine yakın zeytin ağacı kesilecek. Ardından Dikmece var, Dikmece’de bunun birkaç misli zeytinlik yok olacak. Ardından Karaali köyü var, ardından Alanzi var, ardından Üçgedik var, ardından Anayazı var, ardından Serinyol var. Ardından şimdi yeni aldığımız bir bilgi Orhanlı ve Toygarlı tarafından yine bu şekilde acele kamulaştırma ve istimlak süreci başlamış. Oralarda şimdi hızlıca kepçeler girmiş. Şantiye alanı oluşturmaya başlıyorlar. Seçimden önce henüz enkazlar kaldırılmamışken inanılmaz bir hızla kepçeler girmiş şantiye alanları oluşturuyor. Orada istimlak edilen yerlerde acele kamulaştırmayla şöyle oluyor; devlet el koyuyor sonra süreç işliyor.”

Tarih: 23.05.2023 Okunma: 133