Yoksullaşmaya Karşı Dayanışma Kültürü Oluşturma

EkoIQ Editör

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın ilki olan “Yoksulluğa Son” amacına yönelik atılacak her adım, aslında kalkınma amaçlarının hepsine de hizmet edecek çözümler getirilmesini sağlayacak.

YAZI: Aynur KOLBAY HÜLYA, MarjinalSosyal STK İletişim Sorumlusu ve Strateji Dep. Koordinatörü 

“Yoksulluk” kavramı, her zaman gündemdeki yerini koruyan bir konu olmakla birlikte son birkaç yıllık süreçte yalnızca Türkiye için değil, dünya genelinde de en çok mücadele edilen konuların başında gelmeye başladı. Gıda, sağlık, eğitim, barınma olanakları, elektrik, içme suyu gibi olanaklara erişimde yaşanan sıkıntılar, pek çok insanın küresel ölçüde bir yoksulluk içinde olduğunu gözler önüne seriyor.

Çarpıcı Gerçekler Can Yakıyor

Covid-19 salgınıyla birlikte daha çok ivme kazanan ekonomik krizin de etkisiyle hızla yayılan yoksulluğun doğurduğu direkt ya da dolaylı etkilere ve gelir eşitsizliği ile adaletsiz dağılıma dair yapılan araştırmalar da bu konuda oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. 17 Ekim 2022 tarihinde yayımlanan “2022 Çok Boyutlu Yoksulluk Raporu” verilerine göre;

  • Gelişmekte olan 111 ülkede 1,2 milyar insan akut çok boyutlu yoksulluk içinde yaşıyor.
  • Yoksul insanların %50’sinden fazlası (593 milyon), hem elektrik hem de temiz pişirme yakıtından yoksun.
  • Yoksul insanların %30’undan fazlası (374 milyon) eşzamanlı olarak beslenme, pişirme yakıtı, sanitasyon ve konuttan yoksun.
  • Yoksul insanların yaklaşık %40’ının (437 milyon) ne içme suyuna ne de sanitasyona erişimi var.

Türkiye odaklı bakacak olursak, Şubat 2022’de DİSK tarafından yayımlanan “4. Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu” verilerine göre;

  • Kişi başına düşen milli gelir Cumhuriyet tarihinde ilk kez üst üste yedi yıl azaldı.
  • Türkiye, gelir eşitsizliğinde Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.
  • Halkın %58’i borçlu hale geldi.
  • 7,4 milyona yakın çocuk yoksulluk içinde yaşıyor.
  • TÜİK tarafından 2021 yılına ilişkin hazırlanan “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” sonuçlarına göre ise Türkiye’de en yüksek gelire sahip %20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay %46,7 iken; en düşük gelire sahip %20’lik grubun aldığı pay ise yalnızca %6,1.
Tüketim ve İsraf Çılgınlığının Etkileri

Toplumun büyük bir kesiminde yoksulluğun günden güne hissedilir olmasının yanı sıra diğer kesimde ise tüketim ve israf çılgınlığıyla baş gösteren bir bilinçsizlik de hakim, diyebiliriz. “2021 BM Gıda İsrafı Endeksi Raporu”na göre, dünya genelinde her yıl toplam 931 milyon ton gıda israf ediliyor. Türkiye’de ise bu rakam 7,7 milyonu geçiyor. Her yıl kişi başına 93 kilogram yiyeceğin çöpe atıldığı Türkiye, dünya genelinde en fazla gıdanın israf edildiği ülkeler arasında yer alıyor.

Yapılacak Çok Şey Var!

Tüm bu sonuçlar, gerek dengesiz gelir ve imkan dağılımı gerekse israf oranlarının korkutucu boyutuyla mücadele edebilmek için bütüncül bir çözüm yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini gösteriyor. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın ilki olan “Yoksulluğa Son” amacına yönelik atılacak her adım, aslında kalkınma amaçlarının hepsine de hizmet edecek çözümler getirilmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda, en büyük görevler devletlere düşüyor tabii ki. Tüm insanlar için beslenme, barınma, sağlık, iş gibi imkanların sağlanması için ciddi politikaların uygulanması gerekiyor. Ancak bunlar dışında atılacak ufak ve orta çaplı adımlar da fayda yaratılmasında çok büyük yere sahip olabilir.

Birkaç İyi Örnek Moralleri Yerine Getirmeye Yetebilir

Bu kadar olumsuz sonuçlara karşın son zamanlarda Türkiye’de ortaya çıkan girişimlerin, bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının yarattığı etkiyi görmek insanın içinde umut ışığı yakmaya yeterli olabiliyor. Markaların bu kurumlarla işbirliği içinde geliştirdikleri sosyal sorumluluk projeleri; ekonomik kriz, savaşlar, doğal afetler gibi olaylarla daha da perçinlenen dengesizliğe bir nebze de olsa çare olmaya yetebiliyor.

Sosyal fayda platformu olarak faaliyet gösteren MarjinalSosyal adına bizler de, markalarla bu kurumları mümkün olduğunca bir araya getirerek onlara sosyal yatırımlarını doğru yönetebilme ve bu amaç doğrultusunda doğru stratejiler geliştirme konularında destek olmaya ve etkinin büyümesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

İşte bir nevi Robin Hood olmaya soyunmuş, kendi dayanışma ekosistemini kurmuş ya da israfı önleyerek ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı hedeflemiş harika birkaç oluşum:

Ahbap Derneği – İhtiyaç sahibi kişilere ayni ve nakdi olmak üzere her türlü yardımda bulunmak, toplumda yardımlaşma bilincinin güçlenmesini sağlamak, iyi insan ve toplum inşasına hizmet etmek, yeni işbirliği modelleri ve projelerle çağdaş ve sürdürülebilir yardımlaşma ve dayanışma ağları oluşturmak, yerel kültürün korunarak günümüz teknolojik olanaklarıyla gelişmesine ve geleceğe taşınmasına katkı sağlamak amacıyla çalışan bir dernek.

Askıda Ne Var? – 2012 yılında kurulan Askıda Ne Var, üniversite öğrencilerine yemek, kıyafet, tiyatro bileti, konser bileti, kitap, yurt dışı staj gibi ürün ve hizmetlerin ücretsiz sunulmasını sağlayan bir sosyal girişim. Gönüllü kişiler, üniversite öğrencileri için askıya yemek bırakabilirken markalar ise kendi ürün veya hizmetlerini askıya bırakarak öğrencilere destek sağlıyor.

Çorbada Tuzun Olsun Derneği – Evsizlik sorunu ve bu sorunun sebeplerine karşı köklü çözümler üretebilmek amacıyla kurulan dernek, Ocak 2017’den itibaren temel insani yardım faaliyetlerini aralıksız her akşam Beyoğlu Bölgesi’nde gıda dağıtımı faaliyetleriyle sürdürüyor. Zaman zaman da Beşiktaş Bölgesi’nde evsiz bireyleri keşif faaliyetleriyle bulup yardımları ulaştırıyor. Ayın belirli günlerinde Kadıköy, Fatih, Şişli ve Üsküdar gibi İstanbul’un ilçelerinde temel insani yardımlarda bulunarak evsizlere ulaşıyorlar. 

Derin Yoksulluk Ağı – Derin yoksulluğun sürdürülemez koşullarını görünür kılmak ve yoksulluğu bir insan hakları ihlali olarak tartışmak için çalışmalar yürütürken acil durum müdahalesi olarak #EvdenDeğiştir modeliyle yoksulluk yaşayan kişilere temel ihtiyaç desteği sağlıyor. DYA bu sistemle 18 Mart 2020’den itibaren İstanbul’un 32 ilçesinde 160’ın üzerinde mahallede yaşayan 3 binin üzerinde haneye destek sağladı ve sağlamaya devam ediyor.

İhtiyaç Haritası – İhtiyaç sahiplerini onlara destek olmak isteyen birey, kurum ve kuruluşlarla buluşturan sosyal bir kooperatif olan İhtiyaç Haritası; bireylerden, eğitim kurumlarından ve sivil toplum kuruluşlarından ihtiyaçları topluyor, doğruluyor ve harita tabanlı teknolojisiyle desteklerle buluşmalarını kolaylaştırıyor.

TİDER (Temel İhtiyaç Derneği) – Bir taraftan israfı önleyerek gezegenin önemli sorunlarından birine çözüm olmaya çalışırken diğer taraftan insanların temel ihtiyaçlarına adil ve eşit şekilde ulaşabilmesi için çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşu olan TİDER; oluşturduğu yenilikçi ve sürdürülebilir destek sistemini yaygınlaştırarak yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların öncelikle temel ihtiyaçlara ulaşabilmelerini, ardından iş edinip kendi ayakları üzerinde durabilmelerini sağlayarak Türkiye’de yoksulluğu azaltmayı amaçlıyor.

Tarih: 12.01.2023 Okunma: 30