TÜSAD: Hava kirliliği KOAH olma tehlikesini artırıyor

YEŞİL GAZETE

facebook sharing button
whatsapp sharing button
twitter sharing button
linkedin sharing button
email sharing button
print sharing button

Akciğerlerde bronş adı verilen hava yollarının tıkanmasına ve solunum güçlüğü, öksürük, nefes darlığı gibi şikayetlere yol açan kronik bir hastalık olan KOAH, çağımızın en önemli hastalıklarından biri olmaya devam ediyor.

Sigara kadar hava kirliliğinin de bu hastalığa davetiye çıkardığını dile getiren solunum derneği TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, bu hastalığın ortaya çıkmasının solunan havanın kirlilik miktarı ve süresi ile ilişkili olduğunu belirtti.

Dünya KOAH günü

Her yıl Kasım ayının üçüncü çarşambası Dünya KOAH Günü olarak kabul ediliyor. Dünyada 600 milyon insanı etkisi alan KOAH, en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak biliniyor.

Bu yıl 18 Kasım’a denk gelen Dünya KOAH Günü nedeniyle bir açıklama yapan, TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, bu hastalık açısından havanın önemine dikkat çekti.

‘Mücadelede ormanların korunması önemli’

Prof. Arzu Mirici.

KOAH’ın soluğumuz havanın kalitesini etkileyen her türlü faktörle ilişkili olduğunu vurgulayan Mirici “Hastalığa neden olan faktörler; başta sigara olmak üzere havayı kirleten unsurlar. Sanayileşme ve taşıt egzosları ile oluşan kirlilik özellikle büyük kentlerde önemli olurken, kırsal alanda partikül ve gaz kirliliği çeşitli nedenlerle sorun olabiliyor. Bunların başında pişirme ve ısınma maçlı yakıt kullanımı ve hayvansal ürünler geliyor” dedi.

Hava kirliliği ile mücadelede, kirlilik kaynaklarını kontrol etmek kadar ormanların korunması ve artırılmasının da önem taşıdığını belirten Mirici “Özellikle partikül (parçacık) kirliliği ile başa çıkmada ormanların ve genel anlamda yeşil alanların katkısı çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

‘Erken yaşlarda da görülebiliyor’

KOAH daha çok 40 yaş sonrası hastalığı olarak algılansa da erken yaşlarla da görülebildiğine dikkat çeken Mirici, “Bu hastalığın ortaya çıkmasında solunan havanın kirlilik miktarı ve süresi ile ilişkisi var. Kirli bir havayı uzun süre soluma halinde hastalığın daha genç yaşlarda görülmesi beklenebilir. Ayrıca kişisel duyarlılıkta önemlidir. Bazı kişiler daha erken hastalığa yakalanabilir” ifadelerine yer verdi.

‘Önlenebilir bir hastalık’

“KOAH soluduğumuz hava kalitesinin özellikle insan eliyle bozulması sonucu ortaya çıkan önlenebilir bir solunum hastalığıdır” diyen Mirici, sözlerine şöyle devam etti:

KOAH bağışıklık sisteminin bozulan hava kalitesine verdiği yanıttır. Sadece akciğerlerimizin değil vücudun tüm organlarının etkilendiği sürekli bir hastalıktır. O nedenle bir taraftan soluduğumuz havanın kalitesini iyileştirirken diğer yandan bağışıklık sistemimizi doğru yöntemlerle desteklemek gerekir. Bunlar; yeterli ve dengeli beslenme, sağlıklı bir uyku süreci, yaşa ve bedene uygun egzersiz ile stresle başa çıkmayı öğrenmek olmalıdır.

Mirici bu tedbirlere ek olarak “Akciğer sağlığımızı korumak için öncelikle genel sağlığımıza dikkat edilmeli, dengeli ve sağlıklı beslenmeli, tütün ve tütün ürünlerinden kaçınmalıyız. Zararlı olabilecek iç ortamlardaki hava kirliliği önlenmeli, açık ortamlardaki hava kirliliğinden uzak durulmaya çalışmalıyız. İnfeksiyonlardan korunmak amacıyla aşılama programına uyulmalıdır. Yaş, cinsiyet ve fiziki duruma uygun olarak düzenli egzersiz yapmalıyız” dedi.

‘Koronavirüsü daha ağır geçiriyorlar’

Bu arada KOAH hastaları kısıtlı akciğer kapasiteleri nedeniyle COVID-19 infeksiyonunu daha ağır geçirdiklerini hatırlatan Mirici, şu tavsiyelerde bulundu:

KOAH hastası ve birlikte yaşadığı kişiler genel önlemlere sıkı sıkıya uymalılar. KOAH hastaları ilaçlarını düzenli olarak kullanmaya devam etmeli. Dışarıya mümkün olduğunca çıkmamalı ve ev egzersizlerini de ihmal etmemeli. Eller (hasta ve yakınları da) düzenli olarak yıkanmalı, sosyal mesafeye özen gösterilmeli, sık sık temas edilen yüzeylerin temizliği sağlanmalı, eller yıkanmadan yüze temas edilmemeli, kişi hapşırınca mutlaka tek kullanımlık kağıt mendile, bulamıyorsa dirsek içine hapşırmalı, kağıt mendil ise hemen atılmalı.

 

Tarih: 18.11.2020 Okunma: 26