İlber Ortaylı’dan Şemsi Paşa Camii tepkisi: Güzel bir şey görünce akıllarına yiyip içmek geliyor!

YEŞİL GAZETE

YEŞİL GAZETE

Üsküdarlı yurttaşlar, İstanbul Boğazı’nın hemen yanında bulunan ve Mimar Sinan tarafından inşa edilen Şemsi Paşa Cami’nin önüne kazıklar çakılarak yapımına başlanan yaya yolu projesini protesto etti. Prof. Dr. İlber Ortaylı da Şemsi Ahmet Paşa Camii’ndeki kazık çakma işlemine, “Burayı genişletecekler, sonra oturup çay içecekler herhalde. Buraya kazık çakılacaksa Mimar Sinan’ın zamanında âlâsı çakılırdı. Niye Mimar Sinan denizi doldurmamış da sen dolduruyorsun?” sözleriyle tepki gösterdi.

“Üsküdar İstanbul’dur” yazılı pankart açan yaklaşık yüz kişilik grup, Şemsi Paşa Cami’nin avlu duvarında meydana gelen çatlakların kazıklama nedeniyle olduğunu söyleyerek, proje ve projede sorumluluğu olan yetkililer hakkında soruşturma başlatılmasını talep etti.

Cami ile deniz arasında kalan ve kazıklama çalışması ile doldurularak genişletilmesi planlanan yaya yolunda toplanan grup, ‘Bu kazıklar derhal kaldırılsın’, ‘Mimar Sinan mı, Rant mı’ yazılı dövizler taşıdı. Cami girişine kadar yürüyen grup basın açıklamasında “Bu çığlık yeni bir ses değil. Projenin başladığı günden itibaren vicdan sahibi herkesin itiraz edip ses yükseltmesine rağmen yetkiler hız kesmeden bu kazıkları çakmaya, Şemsi Paşa Külliyesi’ni görmezden gelmeye devam etti. İstanbul’u bu örnekte de gördüğümüz gibi ‘oldubittiye getirme’, ‘bizden iyi mi bileceksiniz’ tavrı bitirme noktasına getirmiştir. Tarihi, insanı, Üsküdar’ın dokusunu, bir semtin kendine has kimliğini hiçe sayan bu meydan projesini kesinlikle istemiyoruz, onaylamıyoruz” dedi.

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Gözümüzün içi gibi korumamız gereken tarihi mirasımız, 450 yıllık Şemsi Paşa Külliyesi’ne belediye tarafından alenen zarar verilmiştir. Gösterilen tepkiler neticesinde kazık çakma işleminin durdurulmasını geç kalmış yerinde bir karar olarak görüyoruz ama yetersiz buluyoruz. Bu proje toptan iptal edilmeli, Üsküdar Meydanı betona teslim edilmemelidir. Eğer bu proje hayata geçirilirse Üsküdar betonlaşacak ve kültürüne, mimarisine, geçmişine telafisi olmayan zararlar verecektir. Bu sahilin güzelliğini bitirmeyin. İçimiz dışımız beton olmasın. Gelin bu yanlıştan vazgeçin. Uzman görüşleri, halkın katılımı ve desteği alınmamış olan Üsküdar Meydan ve Sahil Projesi derhal ve bütünüyle iptal edilmelidir. Şemsi Paşa caminde hasara sebep olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Üsküdar Belediyesi olmak üzere sorumlu tüm kurumlar ve yetkililer ile yürütücü şirketler hakkında soruşturma başlatılmalıdır.”

“Güzel bir şey gördüler mi akıllarına hemen yiyip içmek geliyor bizim halkın”

Prof. Dr. İlber Ortaylı konuyu bizzat yerinde gözlemek için Şemsi Ahmet Paşa Camii’ndeydi. Ortaylı, şöyle konuştu:

“Mimar Sinan’ın önemli bir özelliği var; büyük, muhteşem camilerin yanında küçük, zarif camileri de sever. Onları yapmayı da bilir. İşte Şemsi Ahmet Paşa Camii onlardan biri. Karşıdaki Molla Çelebi Camii de öyle. Sinan’ın daha da sevdiği bir husussa modelleri küçültmektir; örneğin Tophane’de Kılıç Ali Paşa Camii Ayasofya’nın minyatürü gibidir.

“Şemsi Ahmet Paşa Camii’nin özelliği, kıyıda bulunması ve rüzgâra açık olmasıdır. Bu yüzden ne minaresine ne de kubbesine kuşlar konar. Halk, bu özelliğinden dolayı ‘Kuşkonmaz Camii’ demiş buraya. Bugün bile bakın, kuş konmuyor buralara.

“İşte şimdi de burada rüzgâr ölçümü yapılıyor. Çirkin bir kule… Tabii ki rasat bakımından lazım ama mimari bakımdan hiç hoş değil.

“Kuşkonmaz Camii’nin zaman içinde önemli tahribat gördüğü açık. Bunu zaman yapmıştır. Bu nedenle ilk önce Atatürk’ün emriyle ancak 1940’larda gerçekleştirilen bir tamirat ve ardından 20. yüzyılın sonuna kadar uzanan restorasyonlarla cami bugüne kadar gelebildi.

“Nedense Sinan’ın bu pandantif eseri herkesi rahatsız ediyor. Fakiri de zengini de cahili de okumuşu da çok rahatsız ediyor. Sinan’dan çok bildiğini zannedenler var.

“İşte bu kazıklar… Burayı genişletecekler, sonra oturup çay içecekler herhalde. Güzel bir şey gördüler mi akıllarına hemen yiyip içmek geliyor bizim halkın. Bizim Topkapı’ya da dolma tencereleriyle gelirlerdi.

“Buraya kazık çakılacaksa Mimar Sinan’ın zamanında âlâsı çakılırdı. Dönemin dalgıçları Venedik usulü kazık çakıyorlardı. Bu işin iyisi Hollandalılardır. Dönemin dalgıçları Hollandalılardan daha iyi kazık çakıp doldurma yapıyorlardı. Niye Mimar Sinan doldurmamış burayı da sen dolduruyorsun? Sana mı kaldı? Seni mi bekliyordu bu proje? Nasıl müsaade ediliyor?”

(Cumhuriyet, BirGün, Yeşil Gazete)

Tarih: 23-06-2017 Okunma: 769