Yerli Medya   |   Yabancı Medya   |   Faydalı Linkler  |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle 
09 Aralık 2019 Pazartesi TSİ 21:50:58
» Anasayfa
» Sosyal
» Ekonomi
» Eğitim
» Siyaset
» Asayiş
» Teknoloji
» Sağlık
» Gündem
» Son Haber
» Çocuk
» Dünya
» Yerel
» Spor
» Kültür / Sanat
» Çevre
» Araştırmalar
» Takipteki Konular
» Foto Galeri
» Seri İlanlar Yeni
» Künye
     
Türkiye'de gerçekten bağımsız basın kuruluşu var mı?  
Hayır Bağımsız basın kuruluşu yok.
Evet Bağımsız basın kuruluşları var.
 
» En Çok Okunanlar
   
 
» Gerekli Linkler
    
 
 
Bizce Daha Önemli Olan 10 Haber
 
 
Adaletli Bir Dünya İçin Yıldız kardeşlerden mini bir adım
ANKETE KATILIN 
'HUTBELERDE YOLSUZLUKLA İLGİLİ AYETLER NEDEN YOK?' 
YARATICI GÜÇ KAVRAMI 
2. YAHUDİ DEVLETİ İÇİN AÇIK DAVET 
Dürüst Muhabirlere Bir Haber  
SENA KABARTMA HARFLERDEN HİKÂYE OKUDU  
125 BİN TÜRKMEN ÇÖL ORTASINDA YARDIM BEKLİYOR 
Türk aydınlarından iktidara milli uyarı! 
Adalet
     
 
OYLARIMIZ ÖNSEÇİM YAPAN PARTİYE.................................... Bu kampanya...
Devamı >
 
     
 
  HOŞGÖRÜ 
  Üç Yabancı Tarihçi Gözüyle 1915 Ermeni Hadiseleri
04.11.2019
 
  İsmail Hakkı CENGİZ 
hacengiz@gmail.com  
 
  Düşünce Vadisi 
  İSYAN EDİYORUM LAN...
07.12.2019
 
  Özgür DENİZ 
 
 
  GERÇEKLER 
  SSCB ve Sosyalist-Komünist ideolojiye takılıp kalmış olanlar…! (1)
12.06.2019
 
  Adnan PELVANLAR 
 
 
  İNSANCA 
  EKONOMİ- YATIRIM: ‘TÜRKİYE HİÇ BU KADAR CAZİP OLMADI’
16.02.2019
 
  Neslihan KORUTÜRK 
 
 
  GÖZÜN GÖRDÜĞÜ 
  Geçmişini bilmeyen, geleceğini ne bilir?
14.11.2019
 
  Hüseyin ŞİNASİ 
 
 
  DUYGULAR, ŞİİRLER 
  YİĞİTLİĞİM İÇİN HÜZÜNDÜR,ZÜLDÜR
13.05.2019
 
  Orhan AFACAN 
 
 
  MİSAFİR YAZAR KÖŞESİ 
  EĞTİM SİSTEMİMİZDE MATEMATİĞİN SOSYAL BİLİMLERLE DANSI, Lütfiye KADER
21.05.2019
 
  GENEL HABERLER Misafir Yazar 
 
 
  HAYATIM SPOR 
  Bütün Yarışmacıların Kazandığı Bir Spor Dalı: DAĞCILIK
24.03.2019
 
  Nazmi HİSARLI 
 
 
  ZEKÂ, KİŞİSEL GELİŞİM 
  Aziz Nesin Nasıl Kurtuldu?
24.04.2019
 
  KİTAP; SANAT ÂLEMİ 
 
 
  SÖZÜN SULTANLARI  
  Sendika Soruları, Nevzat DAĞLI
19.08.2019
 
  GENEL HABERLER 
 
 
  Dünyaya Adalet istiyorum 
  Bir görünmezlik hikayesi!
13.10.2018
 
  Osman YILDIZ 
osman@yb.com.tr  
 
 

 
» Haberin Doğru Adresi
Ağaçlar, tavuklar ve biz: Kolektif bağışıklık sistemimiz*
 
03-06-2019


‘Toprak sürüldüğü zaman mantarlar da patlıyor, içindeki mineraller toprağa karışıyor. Sürülen toprağın en başta verimli olmasının sebeplerinden biri bu: Birikmişi bozduruyoruz.’

Önce bildiğimiz yerden başlayalım: Bağışıklık sistemi çöken birinin hayatta kalması çok zor. Mümkün; ama özel teçhizatlar, ilaçlar gerekiyor; pahalı. İyi beslenmek, temiz hava solumak, hareket etmek, dengeli bir sosyal hayat kurmak bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Buna mukabil kullanılan antibiyotikler bağırsaklardaki mikrobiyotayı tahrip ederek bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Uzun vadede hasta olma ihtimalini arttırıyor ve belki de en önemlisi, mikropların direnç kazanmasına sebep oluyor. Doktorlar o yüzden 30 sene öncesinden farklı olarak gerçekten gerekmedikçe (ki gerektiği durumlar olabilir) antibiyotik vermiyor.

Bunları biliyoruz; ama tıbbın geldiği bu noktaya rağmen gıda sektöründeki genel işleyiş, buna neredeyse tümüyle ters. Çevremizdeki çoğu varlığın, bilhassa da irtibatımızın yoğun olduğu tavukların, balıkların, ineklerin, yediğimiz bitkilerin bağışıklık sistemini çökertip ardından onları pahalı cihaz ve ilaçlarla hayatta tutuyoruz. Böyle söyleyince kulağa tuhaf, hattâ aptalca geliyor; ama bunun adı konvansiyonel tarım. Örneğin tavuklar hasta olsun olmasın, düzenli olarak antibiyotikli hava soluyor. Hasbelkader dışarı çıkarılsalar birçoğu hayatta kalamaz, çünkü bağışıklık sistemleri çökertilmiş. Bugün üretilen antibiyotiğin yaklaşık %80’i, pek bir denetim olmadan hayvanlara veriliyor. Fakat antibiyotik sadece hayvanda kalmıyor. Nehirlere, toprağa karışıyor; patojen üretiyor. York Üniversitesi’nin 72 ülkede bulunan 711 nehir üzerine yaptığı araştırmada, nehirlerin %65’i antibiyotikli çıktı. 111 tanesinde güvenli sayılan sınır aşılmış. https://yesilgazete.org/blog/2019/05/27/nehirler-antibiyotikle-dolup-tasiyor/. Dünya Sağlık Örgütü, antibiyotiğe direnç geliştiren patojenleri, dünyadaki en ciddi tehlikeler listesine almış durumda.

Ağaçların ‘sinir sistemi’ 

Oysa bağışıklık sisteminin kuvvetli olması bireysel bir mevzu değil. Bir kolektifin işbirliği gerekiyor. Üstelik bu işbirliği çoğu durumda tek bir türle sınırlı kalmıyor, farklı canlılar birbiriyle dayanışma içine giriyor. Aşağıda örnek olarak mantarlardan, ağaçlardan bahsedip bunu tarım politikalarına ve yediklerimize bağlayacağım. Maksadım, sağlık kavramını başka bir gözle, insanla sınırlı olmayan bir şekilde yeniden düşünmek.

Ağaçların oldukça gelişmiş bir bağışıklık sistemi var. Üzerlerinde dolaşan böceklerin tükürüğünden türünü ayırdedebiliyorlar. Kimileri tehlike durumunda kokular salarak zararlı böceğin avcısını kendine çekiyor, yakınındaki ağaçları uyarabiliyor. Bir tür sinir sistemleri var ve acıyı hissediyorlar. Tırtıllar dadanınca yapraklar köklere elektrik sinyali yolluyor. Ama “sinir sistemleri” bizimkinden çok daha yavaş: Gönderilen bilgi dakikada 0.8 milimetre yol katediyor. Kayın ağaçlarının kökleri iç içe geçiyor, hastalıkta-zorlukta birbirlerine şeker pompalıyorlar. Orman bilimcisi Peter Wohlleben’in, yüzlerce yıl önce ölmüş, gövdesi kalmamış bir ağaç kalıntısının, çevresindeki ağaçlardan aldığı gıdayla hâlâ (kısmen) yaşadığını bulması, muhteşem bir dayanışma örneği değil mi?

Çevreleriyle kurduğu bağlar tahrip olduğunda ağaçlar zayıf düşüyor. Plantasyon usûlü ekilen ve sosyal bir ortam kurmalarına fırsat vermeden genç yaşta (80 senede) kesilen ağaçlar, aynı tavuklar gibi, kendilerini savunamaz hâle geliyor. Hastalıklar, haşereler işte böyle ağaçları seçiyor. Bilhassa meyve ağaçlarına bol ziraî zehir atılmasının sebebi bu: Bağışıklık sistemleri zayıflamış canlıları “üstün teknolojiyle” haşereden koruyoruz.

Ormanın internet ağı: Mantarlar

Ağaçlar sadece kendi türleriyle değil, diğer başka varlıklarla da simbiyotik ilişkiler içinde. Örneğin bazı mantarlarla… Aklınıza kültür mantarı gelmesin. Bin bir çeşidi olan, muazzam bir canlıdan (fungi) bahsediyorum. Ağaçlara yapışık hâlde yüzlerce yıl yaşayabiliyorlar. Mantarlarla işbirliği içindeki ağaçlar iki kat daha fazla fosfat ve azot tutuyor. Kimi mantarlar, topraktaki ağır metallerin ağaçlara (ve diğer bitkilere) zarar vermesini engelliyor, metali kendi bünyesinde biriktiriyor. Yakın zamanlarda, havaya saldıkları nano-partiküllerin yağmuru tetiklediği bulundu. Mantarlara ormanın internet ağı deniyor. Bitkilerin bağışıklığı için gerekli olan uyarı sisteminin operatörü olduklarını söylemek yanlış olmaz.


Bugün kullanılan tarım yöntemleri, tam olarak bu ağları kırmak üstüne kurulu. Toprak sürüldüğü zaman mantarlar da patlıyor, içindeki mineraller toprağa karışıyor. Sürülen toprağın en başta verimli olmasının sebeplerinden biri bu: Birikmişi bozduruyoruz. Ancak zamanla verimlilik düşüyor, çünkü sürekliliği sağlayacak unsurlar yok ediliyor. Bu durumda şu üç yoldan biri izleniyor: Araziyi nadasa bırakmak, yeni tarım arazileri açmak yahut sûnî gübre kullanarak toprağı dışardan takviye etmek. Her durumda, fakat özellikle yaygın olarak kullanılan sonuncu usûlde, bağışıklık sistemi zayıflamış, daha masraflı yaşam alanları ortaya çıkıyor. Bu esnada havadaki azotu bağlayıp gübre yapmak için aşırı enerji harcanıyor. Gübre olmadan mahsûl alınamaz hâle geliyor, topraktaki yaşam çeşitliliği azalıyor. Biyolojinin yerine kimya geçiyor diyebiliriz.

Bu esnada çiftçinin gübre, zehir (tohum-traktör…) şirketlerine bağımlılığı artıyor; çiftçi borçlanıyor. Olası piyasa dalgalanmaları, kuraklıklar, yanlış politikalar karşısında onların da dirençleri azalmış oluyor. 2004’te bankalara toplam 5.4 milyar TL borçlu olan çiftçilerin, 2019 itibariyle borçları yaklaşık 19 kat artarak 104 milyara ulaştı http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/1358374/Ciftci_icralik.html. Dolayısıyla kırılganlıkları arttı, bağışıklık sistemimizin önemli halkalarından biri zayıfladı. Şehirde yaşayanlar ise bütün bu meseleleri elmalarını yıkayarak ve “bilinçli” oldukları hissi veren “doğal” ürünler kullanarak aşmaya çalışıyor. Vücudumuzda envaiçeşit toksik kimyasal birikirken ve iklim büyük bir hızla değişirken yapabildiklerimiz trajik gözüküyor.

Dayanışmanın yeni halleri

Manzara karanlık; ama umut veren bazı gelişmeler de oluyor. Bugün dünyanın farklı yerlerinde yepyeni tarım usûlleri deneniyor; toprağın sürülmediği, monokültüre dayanmayan modeller uygulanıyor. Bağışıklık sistemi yeni bir usûlle, kolektif bir ağın içinde yeniden tanımlanıyor. Mantarlar korunuyor, ağaçlar-bitkiler güçlendiriliyor. Bunların bir kısmı icat, bir kısmı keşif; yani hâlihazırda uygulanmış yöntemlerin yeniden uygulanması.

Peki bu uygulamalar sonucunda üretim azalır mı diye bir soru gelebilir insanın aklına. Öngörüler muhtelif; ama kısa vadede muhtemelen evet. Ancak yine de alınacak önlem konvansiyonel tarımı büyütmek olmamalı; zira unutmamak gerekir ki gıda eksiğinden ziyade dağıtım sorunu yaşıyoruz. Birilerinin aşırı miktarda çok gıdaya ulaştığı dağıtım modellerini (yani aşırı birikimi) sorgulamak, her coğrafyaya has otonom gıda ağları kurmak, yoğun petrol kullanımına dayalı tarımı acilen terk etmek daha iyi seçenekler olarak önümüzde duruyor. Bunların üstüne sağlığın, adaletin, dayanışmanın insanla sınırlı olmayan hâlleri üstüne yeni normatif sistemlere ihtiyaç var.

Diyeceğimin özeti şu: Ben neyim tam bilmiyorum; ama benden ibaret değilim, onu biliyorum.

Okuma önerisi: Peter Wohlleben, Ağaçların Gizli Yaşamı, Kitap Kurdu Yayınları

 *Bu yazı, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği dergisinin 235. sayısında çıktı; yazarın izni ve ufak değişikliklerle yayınlıyoruz.

(Yeşil Gazete)


Yorumunuzu Ekleyin Arkadaşınıza Gönderin İlgilisine Gönderin Çıktısını Alın Sayfa Başı
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış
» Güne Bakış
 
Son Haber
İSİG: Yılın ilk dört ayında 545 işçi iş ...
Avustralya’da kedi soykırımı...
Sri Lanka’daki saldırıları IŞİD üstlendi...
'ABD uçakları Türkiye'yi tehdit etmezse,...
Adnan PELVANLAR yazılarıyla GENEL HABERL...
 
Gündem
Rusya parlamentosundan 19 Mayıs mesajı...
Her şey çok güzel olacak – Leyla Alp...
Türkiye yazarı Özışık: Bizim mahallenin ...
Gazetecilere bir yılda 256 yıl hapis, 17...
Ve İstanbul T.C'ye kavuştu...
 
Sağlık
DERGİ - Günde ne kadar su içeceğimize na...
Kongo’daki Ebola salgınında ölü sayısı b...
ABD’de 44 eyaletten ortak dava: İlaç şir...
Sıcaklık kaynaklı kalp krizi riski artıy...
Restoran şefi: Dışarıda döner, köfte, la...
 
Teknoloji
Rus uzman: ABD, Türkiye'nin aldığı F-35'...
Kuzey Denizi'ndeki istiridye ve diğer ca...
Gazeteler satmıyor, televizyonlardan hab...
ABD medyası Rus, Çin ve Amerikan hiperso...
Bitkilerin birbiriyle ‘konuştuğu’ bilims...
 
Asayiş
ABD, DSG'ye (YPG) yardımlarını sürdürüyo...
Emniyet'in 'gizli' FETÖ raporundan: TSK'...
Kıbrıs RUM KESİMİ'nde seri kadın cinayet...
Polis otosunda tecavüze ‘iyi hal’ indiri...
Küçükçekmece’de bir çocuğa istismar dava...
 
Siyaset
Siyasi bir özne olarak YSK rejim müteahh...
Dilipak: Reisin yakınındakiler reisi köt...
Yeni Şafak yazarı Öztürk: AK Partili Yen...
İmamoğlu: Madem sayıyı bu kadar az görüy...
İstanbul’da 17 ilçede oylar sayılıyor...
 
Eğitim
Bornova GÜZELCAN KARDEŞLER ORTAOKULU’nda...
Kadıköy'de gözaltına alınan lise öğrenci...
Fransa Meclisi’nden 15 yaş altı öğrencil...
Eylem yaptıkları için gözaltına alınan l...
'Çevremizde Neler Oluyor?' konulu kompoz...
 
Çevre
Bursalı avukat, iki geyiği avlanmaktan k...
Ne çöp üretiyorsanız, O’sunuz…...
Ağaçlar, tavuklar ve biz: Kolektif bağış...
Karbon tarımı CO2 emisyonlarını azaltabi...
Çevre alanında çalışan hukukçular kaygıl...
 
Kültür / Sanat
Ömer Hayyam 971 Yıl Önce Bugün Doğmuştu...
‘Yasaklı Wikipedia’ iki yaşında!...
Bir kişi şikayetçi oldu, resim sergisi k...
Selçuk Demirel’den yeni bir kitap: PSİ –...
Mehmet Aslantuğ: Muhalif partili değilim...
 
Spor
Can Bartu: Fenerbahçe’nin ve Türk futbol...
Para atletler Esra Bayrak ve Zübeyde Süp...
Emirhan Toper, Fransa’dan çiftler şampiy...
Arda; şişeden çıkan cin ...
Japonya'nın ilk tenis şampiyonu Naomi Os...
 
Yerel
Bartın halkı doğasını savundu...
Türkiye’nin en büyük 11. tatlı su kaynağ...
Elazığ Belediye Başkanı: Suriyelilere gi...
Karaman’da stat adı tartışması son buldu...
Küresel iklim değişikliği: Rize’yi 2. ke...
 
Dünya
Güney Afrika kabinesinde cinsiyet eşitli...
ABD’yi 12 günde 300’den fazla hortum vur...
Alman medyası: Yeşiller Greta dalgasıyla...
İdlib’ten kaçanların sayısı 200 bine day...
Norveç karasularında bir ‘ajan balina’...
 
Çocuk
‘Sevgi Evleri’nde 26 çocuğa işkence yapı...
Türkiye çocuk istismarında üçüncü sırada...
HSK Rabia Naz dosyası için müfettiş göre...
Yemen: Yemek alabilmek için kız çocuklar...
Dünya üzerindeki 155 milyon çocuk yeters...
 
Sosyal
İki kadın, iki cinayet: Kızgındım, kıska...
Prof. Dr. Bayram Göçmen vefat etti...
Avedis Cebeciyan’ın 'Bir Ermeni Subayın ...
Ayşen Gruda hayatını kaybetti...
27 yıldır yaşadığı Atatürk Havalimanı'n...