Yerli Medya   |   Yabancı Medya   |   Faydalı Linkler  |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle 
19 Temmuz 2019 Cuma TSİ 00:31:00
» Anasayfa
» Sosyal
» Ekonomi
» Eğitim
» Siyaset
» Asayiş
» Teknoloji
» Sağlık
» Gündem
» Son Haber
» Çocuk
» Dünya
» Yerel
» Spor
» Kültür / Sanat
» Çevre
» Araştırmalar
» Takipteki Konular
» Foto Galeri
» Seri İlanlar Yeni
» Künye
     
Türkiye'de gerçekten bağımsız basın kuruluşu var mı?  
Hayır Bağımsız basın kuruluşu yok.
Evet Bağımsız basın kuruluşları var.
 
» En Çok Okunanlar
   
 
» Gerekli Linkler
    
 
 
Bizce Daha Önemli Olan 10 Haber
 
 
Adaletli Bir Dünya İçin Yıldız kardeşlerden mini bir adım
ANKETE KATILIN 
'HUTBELERDE YOLSUZLUKLA İLGİLİ AYETLER NEDEN YOK?' 
YARATICI GÜÇ KAVRAMI 
2. YAHUDİ DEVLETİ İÇİN AÇIK DAVET 
Dürüst Muhabirlere Bir Haber  
SENA KABARTMA HARFLERDEN HİKÂYE OKUDU  
125 BİN TÜRKMEN ÇÖL ORTASINDA YARDIM BEKLİYOR 
Türk aydınlarından iktidara milli uyarı! 
Adalet
     
 
OYLARIMIZ ÖNSEÇİM YAPAN PARTİYE.................................... Bu kampanya...
Devamı >
 
     
 
  HOŞGÖRÜ 
  SURİYELİLERİ GÖNDERMEK İÇİN TEK YOL, İKİ FIRSAT VAR
11.07.2019
 
  İsmail Hakkı CENGİZ 
hacengiz@gmail.com  
 
  Düşünce Vadisi 
  BÜYÜK YANILGI VE KARANLIĞIN KUYUSU...33...
17.07.2019
 
  Özgür DENİZ 
 
 
  GERÇEKLER 
  SSCB ve Sosyalist-Komünist ideolojiye takılıp kalmış olanlar…! (1)
12.06.2019
 
  Adnan PELVANLAR 
 
 
  İNSANCA 
  EKONOMİ- YATIRIM: ‘TÜRKİYE HİÇ BU KADAR CAZİP OLMADI’
16.02.2019
 
  Neslihan KORUTÜRK 
 
 
  GÖZÜN GÖRDÜĞÜ 
  Geçmişten geleceğe Anamur
13.07.2019
 
  Hüseyin ŞİNASİ 
 
 
  DUYGULAR, ŞİİRLER 
  YİĞİTLİĞİM İÇİN HÜZÜNDÜR,ZÜLDÜR
13.05.2019
 
  Orhan AFACAN 
 
 
  MİSAFİR YAZAR KÖŞESİ 
  EĞTİM SİSTEMİMİZDE MATEMATİĞİN SOSYAL BİLİMLERLE DANSI, Lütfiye KADER
21.05.2019
 
  GENEL HABERLER Misafir Yazar 
 
 
  HAYATIM SPOR 
  Bütün Yarışmacıların Kazandığı Bir Spor Dalı: DAĞCILIK
24.03.2019
 
  Nazmi HİSARLI 
 
 
  ZEKÂ, KİŞİSEL GELİŞİM 
  Aziz Nesin Nasıl Kurtuldu?
24.04.2019
 
  KİTAP; SANAT ÂLEMİ 
 
 
  SÖZÜN SULTANLARI  
  Edepsiz, Nevzat DAĞLI
03.07.2019
 
  GENEL HABERLER 
 
 
  Dünyaya Adalet istiyorum 
  Bir görünmezlik hikayesi!
13.10.2018
 
  Osman YILDIZ 
osman@yb.com.tr  
 
 

 
» Haberin Doğru Adresi
‘Overtourism’ ya da bildiğimiz turizmin sonu – Aslıhan Aykaç Yanardağ
 
10-05-2019



Turizm sezonu başlarken tatili eziyete çevirmemek, gittiğimiz yerlerde daha küçük bir karbon ayak izi bırakmak ve gerçek bir kültür deneyimi yaşamak için ezber bozmakta, sorumlu davranmakta ve piyasanın dayattığı ‘tatil’, ‘tur’, ‘turizm’ anlayışını sorgulamakta fayda var.


Yirminci yüzyılın son çeyreğinde iletişim ve ulaşım teknolojilerinin yaygınlaşması ve ucuzlamasıyla birlikte insan hareketliliğinde azımsanamayacak bir artış ve hızlanma yaşandı. Bu durum yapısal olarak tüm göç süreçlerini etkilerken, belli sosyal ve kültürel motivasyonlara dayalı olarak ortaya çıkan turizm faaliyetlerinin de çeşitlenmesine, bu tür faaliyetlerin coğrafi kapsamının genişlemesine, alışıldık kitle turizmi etkinliklerinin yanı sıra dijital göçebelerin, küresel gezginlerin ve turizmi yaşam biçimi edinen farklı turist kimliklerinin de ortaya çıkmasına yol açtı. Küresel düzeydeki toplumsal etkileşimlerin kültürel çeşitlilik, hoşgörü ve çokkültürlülüğe dayanan bir dünya görüşünün gelişmesine katkısı olduğu söylenebilir, ancak diğer taraftan herkesin her zaman her yere ulaşabilir olmasının mekânsal sabitler olarak değerlendireceğimiz yerel kültürler, yerli halklar, yerli küçük üreticiler açısından belli maliyetler doğurduğunu da göz ardı etmemek gerek. Bu noktada “overtourism” ya da aşırı turizm, turizm fazlası kavramı herhangi bir turizm beldesinin sosyal ve ekonomik anlamda taşıma kapasitesinin üstünde ilgiye maruz kalması sonucu ortaya çıkan bir turizm sorununu ifade etmektedir.

Ot festivali yüzünden ot kalmıyor

Bu aşırı turizm hali yerli ve yabancı, kır kent ayrımı yapmaksızın dünyada ve Türkiye’de çeşitli bölgeleri etkisi altına almakta. Örneğin yılda yaklaşık 30 milyon ziyaretçi ağırlayan Venedik turist akınını kontrol etmek için günübirlik ziyaretçilerden bir giriş vergisi almayı planlıyor. Bazı günler turist sayısı şehirde ikamet edenlerin sayısını aşıyor. Benzer bir durum hali hazırda yoğun bir nüfusu olan Barcelona’da da gözlemleniyor. Şehrin yerli nüfusu turist akınından dolayı belli bölgelerden dışlanıyor, gelen turist akını hem doğayı hem de şehrin kültürel özgünlüğünü tehdit edecek düzeye ulaşıyor.

Yerli turizmde de durum farklı değil. Alaçatı Ot Festivali, Urla Enginar Festivali, Bozcaada Bağbozumu Festivali ya da Seferihisar Mandalina Festivali iç turizmi hedefleyen yerel etkinliklerden bazıları. Ancak bu etkinliklerde her sene ziyaretçi rekoru kırılıyor, o kadar ki Alaçatı Ot Festivali nedeniyle ot kalmıyor, Urla Enginar Festivali’nde adım atmak mümkün olmuyor. Kısa dönemlik turist akınları buralarda yaşayan halk için yaşamı zorlaştırıyor, kalabalıklar uzun konvoylar halinde uzaklaşırken geriye çöp yığınları kalıyor. Buradaki en büyük sorunlardan biri de festivallere ya da yerel pazarlara katılan üreticilerin yerli olmaması ya da festival temasıyla bağı olmayan ürünleri pazarlamaları. Dolayısıyla bir yerden sonra hangi beldeyi ziyaret ettiğiniz, hangi festivale gittiğiniz fark etmiyor, her yerde aynı standart hizmete ya da aynı ürüne ulaşabiliyorsunuz. Böyle olunca turizmin en temel kaynağı olan doğal ürünler, el sanatları ya da kültürel ürünler özgün değerini kaybetmiş oluyor. Bugün hangi turistik köye gitseniz aynı örgü oyuncaklar, aynı renkli sabunlar, aynı Çin malı hediyelik eşyalarla karşılaşıyor; aynı gözleme-sarma-baklava döngüsüne maruz kalıyorsunuz.

Aşırı turizm faaliyetleri bir taraftan yarattıkları sosyal ve kültürel risklerle mekânsal bir tehdit oluştururken, diğer taraftan yerli halk için çok önemli bir gelir kapısı yaratıyor. Örneğin iç turizmde dikkat çeken festivallerin gerçekleştiği birkaç gün içinde üreticiler önemli bir gelir elde edebiliyorlar. Bu ekonomik getiri mevcut ekonomik kriz ortamında sosyo-kültürel maliyetlere karşı önceliğini koruyor. Özellikle yerli festivallere katılan üreticiler her zaman yerli halktan olmuyor, ya da yöresel ürünler satmıyor. Böyle olunca turizm merkezleri piyasa ilişkilerinin nüfuz ettiği herhangi bir mekânsal odak haline dönüşmüş oluyor. Buradaki temel çelişki yerli halkın kısa vadeli ekonomik getirilerini uzun vadeli ekonomik ve toplumsal sürdürülebilirliğe tercih etmesi. Bu tercih yalnızca toplumsal düzenin bozulmasına değil, aynı zamanda turizm ekonomisinin beslendiği doğal, kültürel kaynakların da tüketilmesine yol açıyor.


‘Sorumlu turizm’

Bütün dünyada farklı yerellerde yoğunlaşan bu turizm patlamasının olumsuz etkilerine kontrol etmeye yönelik çabalar mevcut. Bir taraftan yerel yönetimler, turistlerden giriş vergisi alınması, araçların turizm beldelerine alınmaması, büyük seyahat gemilerinin rotalarının ya da hareket zamanlarının değiştirilmesi gibi çeşitli önlemler alarak turist akınını ve turizm patlamasını kontrol etmeye çalışıyor.

Diğer taraftan Dünya Turizm Örgütü ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı gibi uluslararası örgütler çeşitli kurallar ve iyi örnekleri görünür kılarak yerel yönetimlerin ve yerel halkların sürdürülebilirlik prensiplerine bağlı kalması için çaba harcıyor. 1999 yılında İtalya’da ortaya çıkan ve zamanla 28 ülkeye yayılan Sakin Şehir (Citta Slow) hareketi doğrudan turizm etkinliklerini hedef almasa da turizmi de kapsayan bir yaşanabilir kent anlayışını savunmaktadır. 2002 yılında, ‘Destinasyonlarda Sorumlu Turizm’ temalı uluslararası konferans “sorumlu turizm” prensiplerini somutlaştırmıştır. Buradan çıkan Cape Town Deklarasyonu’na göre sorumlu turizm, ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri en aza indirmeyi, yerel halkın turizme katılımında çalışma koşullarını ve ekonomik kazançlarını korumayı, karar alma süreçlerine yerel halkın dahil edilmesini, doğal ve kültürel mirasın korunmasına katkı sağlamayı, dünyadaki çeşitliliği korumayı, turistlerin yerel halkla anlamlı ilişkiler kurmasını ve kültürel, sosyal ve çevresel farkındalıklarını, fiziksel zorluğu olanların ulaşımını, ve turist ve yerli halk arasındaki etkileşimde saygıyı kapsar.


Piyasanın dayattığı tatil anlayışına itiraz

Bütün bunlar elbette değerli prensipler ve söylemlerdir. Ancak bütün bu prensipleri temenni olmaktan çıkarıp hayata geçirilen değerler ve pratikler haline getirmek daha fazla çabayı gerektiriyor. Bu durumu hukuki veya siyasi mekanizmaları işleterek, yani yetki sahibi kişi ve kurumların tepeden inme uygulamalarıyla, ya da yasal yaptırımla çözmek mümkün değil. Bu gibi durumlarda artan vergiler ya da cezai yaptırımların dahi caydırıcılığı belli bir ölçüde geçerli olabilir. Burada turizm sürecinde etkileşimin her iki yanında yer alan kesimlerin de ekonomik, sosyo-kültürel ama en önemlisi çevresel unsurları dikkate alması, kalıcı bir farkındalığı hayata geçirmeleri gerek. Bunun için çok katmanlı, en küçük toplumsal birimden kente ve hatta ulusal düzeye kadar yayılan, çok aktörlü, yani merkezi yönetimden belediyelere, yerel halktan turistlere, sivil toplumdan kamu kurumlarına kadar herkesin söz sahibi olduğu katılımcı bir müzakere sürecini başlatmak lazım. Bu süreçte söylenenler, iyi örneklerle birleştirilerek pilot bölgelerde uygulamalar yapılabilir. Örneğin turizm sezonunun yaz aylarının ötesinde uzatılması, tur operatörlerinin mevsimsel yığılmalara karşı uyarılması değerlendirilebilir. Yerel düzeyde en basitinden, bir trafik düzenlemesi ile araçların turistik alanların dışında bırakılması, atıkların toplanması ya da ayrıştırılması gibi somut ve pratik hedefler belirlenebilir. Ancak bu tek taraflı, tek boyutlu ya da tek bir aktörün sorumluluğuna terk edildiği sürece bir zihniyet dönüşümünden söz etmek zorlaşır. Katılımcılık bu noktada belki de en anahtar belirleyici olacaktır.

Sorumlu turizm anlayışındaki dönüşüm arz yönlü olduğu kadar talep yönlü de bir dönüşümü gerektiriyor. Turistlerin de gittiği yerlerde kitlesel bir trafik, kirlilik, kalabalık eziyetine maruz kalmaması için doğru seçimler yapması gerekiyor. Turizm sezonu başlarken tatili eziyete çevirmemek, gittiğimiz yerlerde daha küçük bir karbon ayak izi bırakmak ve gerçek bir kültür deneyimi yaşamak için ezber bozmakta, sorumlu davranmakta ve piyasanın dayattığı “tatil”, “tur”, “turizm” anlayışını sorgulamakta fayda var.

(Prof. Aslıhan Aykaç Yanardağ – Yeşil Gazete)


Yorumunuzu Ekleyin Arkadaşınıza Gönderin İlgilisine Gönderin Çıktısını Alın Sayfa Başı
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış
» Güne Bakış
 
Son Haber
İSİG: Yılın ilk dört ayında 545 işçi iş ...
Avustralya’da kedi soykırımı...
Sri Lanka’daki saldırıları IŞİD üstlendi...
'ABD uçakları Türkiye'yi tehdit etmezse,...
Adnan PELVANLAR yazılarıyla GENEL HABERL...
 
Gündem
Rusya parlamentosundan 19 Mayıs mesajı...
Her şey çok güzel olacak – Leyla Alp...
Türkiye yazarı Özışık: Bizim mahallenin ...
Gazetecilere bir yılda 256 yıl hapis, 17...
Ve İstanbul T.C'ye kavuştu...
 
Sağlık
DERGİ - Günde ne kadar su içeceğimize na...
Kongo’daki Ebola salgınında ölü sayısı b...
ABD’de 44 eyaletten ortak dava: İlaç şir...
Sıcaklık kaynaklı kalp krizi riski artıy...
Restoran şefi: Dışarıda döner, köfte, la...
 
Teknoloji
Rus uzman: ABD, Türkiye'nin aldığı F-35'...
Kuzey Denizi'ndeki istiridye ve diğer ca...
Gazeteler satmıyor, televizyonlardan hab...
ABD medyası Rus, Çin ve Amerikan hiperso...
Bitkilerin birbiriyle ‘konuştuğu’ bilims...
 
Asayiş
ABD, DSG'ye (YPG) yardımlarını sürdürüyo...
Emniyet'in 'gizli' FETÖ raporundan: TSK'...
Kıbrıs RUM KESİMİ'nde seri kadın cinayet...
Polis otosunda tecavüze ‘iyi hal’ indiri...
Küçükçekmece’de bir çocuğa istismar dava...
 
Siyaset
Siyasi bir özne olarak YSK rejim müteahh...
Dilipak: Reisin yakınındakiler reisi köt...
Yeni Şafak yazarı Öztürk: AK Partili Yen...
İmamoğlu: Madem sayıyı bu kadar az görüy...
İstanbul’da 17 ilçede oylar sayılıyor...
 
Eğitim
Bornova GÜZELCAN KARDEŞLER ORTAOKULU’nda...
Kadıköy'de gözaltına alınan lise öğrenci...
Fransa Meclisi’nden 15 yaş altı öğrencil...
Eylem yaptıkları için gözaltına alınan l...
'Çevremizde Neler Oluyor?' konulu kompoz...
 
Çevre
Bursalı avukat, iki geyiği avlanmaktan k...
Ne çöp üretiyorsanız, O’sunuz…...
Ağaçlar, tavuklar ve biz: Kolektif bağış...
Karbon tarımı CO2 emisyonlarını azaltabi...
Çevre alanında çalışan hukukçular kaygıl...
 
Kültür / Sanat
Ömer Hayyam 971 Yıl Önce Bugün Doğmuştu...
‘Yasaklı Wikipedia’ iki yaşında!...
Bir kişi şikayetçi oldu, resim sergisi k...
Selçuk Demirel’den yeni bir kitap: PSİ –...
Mehmet Aslantuğ: Muhalif partili değilim...
 
Spor
Can Bartu: Fenerbahçe’nin ve Türk futbol...
Para atletler Esra Bayrak ve Zübeyde Süp...
Emirhan Toper, Fransa’dan çiftler şampiy...
Arda; şişeden çıkan cin ...
Japonya'nın ilk tenis şampiyonu Naomi Os...
 
Yerel
Bartın halkı doğasını savundu...
Türkiye’nin en büyük 11. tatlı su kaynağ...
Elazığ Belediye Başkanı: Suriyelilere gi...
Karaman’da stat adı tartışması son buldu...
Küresel iklim değişikliği: Rize’yi 2. ke...
 
Dünya
Güney Afrika kabinesinde cinsiyet eşitli...
ABD’yi 12 günde 300’den fazla hortum vur...
Alman medyası: Yeşiller Greta dalgasıyla...
İdlib’ten kaçanların sayısı 200 bine day...
Norveç karasularında bir ‘ajan balina’...
 
Çocuk
‘Sevgi Evleri’nde 26 çocuğa işkence yapı...
Türkiye çocuk istismarında üçüncü sırada...
HSK Rabia Naz dosyası için müfettiş göre...
Yemen: Yemek alabilmek için kız çocuklar...
Dünya üzerindeki 155 milyon çocuk yeters...
 
Sosyal
İki kadın, iki cinayet: Kızgındım, kıska...
Prof. Dr. Bayram Göçmen vefat etti...
Avedis Cebeciyan’ın 'Bir Ermeni Subayın ...
Ayşen Gruda hayatını kaybetti...
27 yıldır yaşadığı Atatürk Havalimanı'n...