Yerli Medya   |   Yabancı Medya   |   Faydalı Linkler  |   Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle 
19 Eylül 2018 Çarşamba TSİ 01:59:56
» Anasayfa
» Sosyal
» Ekonomi
» Eğitim
» Siyaset
» Asayiş
» Teknoloji
» Sağlık
» Gündem
» Son Haber
» Çocuk
» Dünya
» Yerel
» Spor
» Kültür / Sanat
» Çevre
» Araştırmalar
» Takipteki Konular
» Foto Galeri
» Seri İlanlar Yeni
» Künye
     
Türkiye'de gerçekten bağımsız basın kuruluşu var mı?  
Hayır Bağımsız basın kuruluşu yok.
Evet Bağımsız basın kuruluşları var.
 
» En Çok Okunanlar
   
 
» Gerekli Linkler
    
 
 
Bizce Daha Önemli Olan 10 Haber
 
 
Adaletli Bir Dünya İçin Yıldız kardeşlerden mini bir adım
ANKETE KATILIN 
'HUTBELERDE YOLSUZLUKLA İLGİLİ AYETLER NEDEN YOK?' 
YARATICI GÜÇ KAVRAMI 
2. YAHUDİ DEVLETİ İÇİN AÇIK DAVET 
Dürüst Muhabirlere Bir Haber  
SENA KABARTMA HARFLERDEN HİKÂYE OKUDU  
125 BİN TÜRKMEN ÇÖL ORTASINDA YARDIM BEKLİYOR 
Türk aydınlarından iktidara milli uyarı! 
Adalet
     
 
OYLARIMIZ ÖNSEÇİM YAPAN PARTİYE.................................... Bu kampanya...
Devamı >
 
     
 
  HOŞGÖRÜ 
  Yanal Kanal, 'Sıkıntı Yok, Hatta Gayet İyi Gidiyoruz'
18.09.2018
 
  İsmail Hakkı CENGİZ 
hacengiz@gmail.com  
 
  Düşünce Vadisi 
  AÇIK MEKTUP...35...
15.09.2018
 
  Özgür DENİZ 
 
 
  Dünyaya Adalet istiyorum 
  OYUN İÇİNDE OYUN
01.05.2018
 
  Osman YILDIZ 
osman@yb.com.tr  
 
  İNSANCA 
  YEMEN'DE KATLEDİLEN KADIN VE ÇOCUKLARA MÜSLÜMAN İLGİSİ SIFIR!
29.08.2018
 
  Neslihan KORUTÜRK 
 
 
  GÖZÜN GÖRDÜĞÜ 
  Et, süt ve tarım ürünlerini dışarıdan alabilirsin, ya sonra…
18.09.2018
 
  Hüseyin ŞİNASİ 
 
 
  DUYGULAR, ŞİİRLER 
  ZENGİN ASKER OLMAZ ŞEHİTTE OLMAZ
16.09.2018
 
  Orhan AFACAN 
 
 
  MİSAFİR YAZAR KÖŞESİ 
  BAYRAM SOFRASI ÖZLEMİ!.. Hilmi ÇAKIR
12.06.2018
 
  GENEL HABERLER Misafir Yazar 
 
 
  HAYATIM SPOR 
  Epik mücadeleden galip çıkan Halep
26.01.2018
 
  Nazmi HİSARLI 
 
 
  ZEKÂ, KİŞİSEL GELİŞİM 
  Uygun Sayıları Bulabilir Misiniz?
08.09.2017
 
  KİTAP; SANAT ÂLEMİ 
 
 
  SÖZÜN SULTANLARI  
  Hangi gemideyiz? Nevzat DAĞLI
13.09.2018
 
  GENEL HABERLER 
 
 
 

 
» Haberin Doğru Adresi
Vahşetin izleri silinmedi: '7 yaşında sağır ve dilsizdi, sürekli tecavüze uğruyordu'
 
21-07-2018


YEŞİL GAZETE

© Sputnik / Sertaç Kayar

Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu, şu an IŞİD'in elinde 3 bine yakın Ezidi kadın ve çocuğun esir olduğunu açıkladı. Platformun hazırladığı raporda "7 yaşında sağır ve dilsizdi, sürekli tecavüze uğruyordu", "7-8 yaşındaki çocuklara tecavüz ediliyordu" ifadeleri de yer aldı.

Kadın örgütleri, yaşanan insanlık dışı uygulamaya dikkat çekmek için 3 Ağustos'ta dünyanın dört bir tarafında eş zamanlı eyleme hazırlanıyor.

IŞİD terör örgütünün 3 Ağustos 2014'de Irak-Suriye sınırındaki Şengal Dağı ve çevresindeki Ezidilere yönelik IŞİD saldırısının yarattığı tahribat sürüyor. Saldırı sırasında on binlerce kişi çocuklarının, anne ve babalarının gözleri önünde baş kesme gibi yöntemlerle öldürüldü. Halen öldürülenlerin sayısı tam olarak net değil. Saldırının ardından 400 bin Ezidi, göç etmek zorunda kaldı ve statüsüz sığınmacı olarak son derece zor koşullarda, halen birçok ülkede kamplarda yaşıyor. Sayılarının dört binin üzerinde olduğu tahmin edilen Ezidi kadın ve çocuk, IŞİD tarafından esir alındı. Ezidi halkına uygulanan insanlık dışı muameleler, benzer biçimde Süryani, Türkmen, Şii Şabak ve kendilerinden olmayan Araplara karşı da uyguladı.

7-8 yaşındaki çocuklara tecavüz ediliyordu
© Sputnik / Sertaç Kayar
"7-8 yaşındaki çocuklara tecavüz ediliyordu"

HAZIRLANAN RAPORDA YAŞANAN VAHŞET GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

"Savaş ganimeti" olarak kaçırıp köle ve cariye pazarlarında defalarca farklı kişilere sattığı yetişkin kadınlar ve kız çocukları, bugün Irak, Suriye, Katar, Suudi Arabistan, BAE sınırlarını içine alan geniş bir coğrafyada alıkonulduğu belirtiliyor. Diyarbakır'da kurulan Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu yaşananların ardından IŞİD'in elinden kurtulmayı başaran kadınlarla görüşerek, kadınların yaşadıklarını raporlaştırdı. Hazırlanan raporda Ezidi kadın ve çocukların uygulanan vahşet gün yüzüne çıktı.

‘7 YAŞINDA SAĞIR VE DİLSİZDİ, SÜREKLİ TECAVÜZE UĞRUYORDU'

Hazırlanan raporda IŞİD'in esir aldığı kadınlardan 23 yaşındaki Z.X. yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Biz, aramızdaki kız çocuklarıyla birlikte ortalama 500 kişiydik. Bizi bodrum katına koydular. Ardından bekar ve bekar olmayanları ayırdılar. Bir amcamın kızı hamile olduğu için; onun yanında kalıp ona bakabilmem için beni pazara satmaya götürmediler. Her günümüz dayakla geçiyordu. Bir gün amirleri geldi ve 24 yaşında olan Cilan adlı arkadaşımı kendine seçti. Arkadaşım bu durumu kaldıramadı ve kendini banyoya kapatarak intihar etti. Baaj Köyü'nde 8 gün kaldıktan sonra 27 kadın, Tıl Kasır Köyü'ne götürüldük. Burada sürekli kadın değişimi oluyordu, yüzlerce kadın ve çocuk vardı. 6 ila 9 yaş arasında pazarlanan kız çocuklarının sayısı çok fazlaydı. Bir amir beni sadece yemek yapmak için satın almıştı. Burada geçen 10 günün ardından Tıl Azir'e bağlı Verdiye Köyü'nde yaşayan birine satıldım. Ardından Tıl Kasır Köyü'ndeki eski satıldığım adam yeni adama telefon açtı ve kendine birkaç kız çocuğunu satın aldığını ve benim onlara yemek yapmam gerektiğini söyleyerek geri çağırdı. Bu çocuklardan 7 yaşında olan sağır ve dilsizdi, sürekli tecavüze uğruyordu" dedi.

‘7-8 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARA TECAVÜZ EDİYORLARDI'

Çocuk sayısının çok fazla olduğunu ve çocukların her gün tecavüze uğradığını anlatan Z.X. şöyle devam ediyor: "Kaldığım bir evde dilsiz olan 7 ve 8 yaşındaki kız çocuklarına tecavüz ettiler. Kuzenleri buna karşı çıkınca onu dövdüler ve kafasını iki yerden kırdılar. Daha sonra 13 yaşındaki bir kızla beni, başka çocukların olduğu yere götürdüler. Bize sürekli, ‘sizi daha sonra Suudi Arabistan veya Suriye'ye götürüp satacağız' diyorlardı. Bir gece dayanamadım ve kaçış yollarını aradım. Nasıl oldu bilmiyorum ama bir kaçış yolunu buldum ve denemek istedim. Yanıma 13 yaşındaki bir kız çocuğunu da alıp kaçmaya başladım. Diğerlerini yanıma alamadım, onlar kaldı. Yürüyerek bir eve ulaştık. O ev bize sahip çıktı fakat sabah kendilerinin de öldürülmesinden korktukları için bizi bir sokağa bıraktılar. Ardından sokaklarda susuz ve aç şeklinde iki gün yürüyerek kurtulduk."‘ÖNCE SATIN ALAN TECAVÜZ EDİYOR, SONRA BAŞKALARINA İKRAM EDİYORDU' Kurtarmayı başaran 20 yaşındaki H.X. yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Bize zorla Kelime-i Şahadet getirttiler, şahadet getirmeyenleri ise dövüyorlardı. Şahadetin ardından sadece gözlerimizin dışarıda kalacağı şekilde kara çarşaf giydirdiler. Ellerimizi bağlayıp pazarda bizi 30'ar kişilik farklı gruplara ayırıp bir kişiye sattılar. O kişi de bizi tek tek pazarda sattı. Kaç defa satıldığımı hatırlamıyorum. Beni ilk olarak bir şeyhe sattılar. Onun elinde 3 ay kaldım. Kız kardeşim ve amcamın kızı da satıldığım şeyhe satıldı ve bize tecavüz etti. Sonra bizi alan şeyh bizi arkadaşlarına hediye etti. Bu kişiler ise bizi kura çekerek seçti. Yazı-tura şeklinde para döndürdüler ve bilen kişi ilk seçen oluyordu. Şiddet, dayak ve tecavüz saldırılarıyla geçen günler nasıl olabilir ki? Bir gün tepemizde hava saldırısı başladı. Hava saldırısında beni satın alan kişi öldü. Bu sayede ben de kaçmayı başardım. Kara çarşaf giydim ve yalın ayak bir şekilde gücüm yettiğince kaçmaya başladım ve kurtuldum."

‘HAYALİM YOK'


17 yaşındaki W.X. adlı çocuk da yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Birçok kız çocuğunun bir arada olduğu evde 2 ay kaldık ve burada defalarca tecavüze uğradım. 45 yaşında olan bir adam tarafından defalarca ellerim bağlı bir şekilde tecavüze uğradım. Çok kaçmaya çalıştım fakat başaramadım. Yanımda 10 yaşındaki kız çocuğu vardı ve o 40 yaşındaki adam tarafından defalarca tecavüze uğruyordu. Gece sesini duyuyordum. Şengal'de önceki hayatım çok güzeldi. Okuyordum ve hayallerim vardı. Babam vardı. Şimdi o yok ve hayallerim de yok. Okulum da yok. Psikolojik olarak kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Onlara benzeyen tüm erkeklerden nefret ediyorum. Her gece kabusum oluyorlar. Tecavüze uğradığımı görüyorum ve beni tekrar kaçıracaklarını görüyorum. Onlardan söz ederken dahi çok korkuyorum. Çok ama çok korkuyorum."
Bize sürekli, ‘sizi daha sonra Suudi Arabistan veya Suriye'ye götürüp satacağız' diyorlardı
© Sputnik / Sertaç Kayar
"Bize sürekli, ‘sizi daha sonra Suudi Arabistan veya Suriye'ye götürüp satacağız' diyorlardı"

‘ŞENGAL ÖZERK VE BAĞIMSIZ BİR BÖLGE OLMAZSA FERMANLAR DEVAM EDER'

Yaşananların ardından harekete geçen Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu alıkonulan kadınların kurtarılması ve uluslararası kamuoyu oluşturmak için çalışma başlattı. Platform üyelerinden Ayşe Gökkan şuan IŞİD'in elinde bulunan Ezidi kadın ve çocuk sayısının net olarak bilinmediğini ama bu sayının 3 bin dolaylarında olduğunu söyledi. Yaptıkları ilk araştırmada esir kadın ve çocuk sayısının 7 bin olduğunu kaydeden Gökkan, esir alınanların pazarlarda satıldığını belirterek, yaşananların insanlık dışı uygulamalar olduğunu söyledi. Dünyanın yaşanılanlar karşısında sessiz kaldığını belirten Gökkan, Ezidilere yönelik soykırımın devam ettiğini söyledi. Halen birçok Ezidinin Irak, Türkiye ve Suriye'de kurulan kamplarda kaldığını kaydeden Gökkan şunları söyledi: "Şengal'in bir statüsünün olması gerekiyor. Bir halk inancından dolayı 73 kez fermana uğruyor. Dünyanın aslında Şengal'i özerk bağımsız bir bölge olarak kabul etmesi gerekiyor. Eğer kabul edilmezse fermanlar devam eder."

‘3 AĞUSTOS'TA DÜNYANIN DÖRT BİR TARAFINDA EŞ ZAMANLI EYLEM'

Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu olarak IŞİD'in Ezidilere yönelik soykırımının yıl dönümü nedeniyle 3 Ağustos'ta eş zamanlı eylem yapacaklarını duyuran Gökkan, "Dünyadaki 73 kadın örgütü 3 Ağustos'u ‘Kadın Soykırımına Karşı Mücadele Günü' olarak imzaladı. 3 Ağustos'ta dünyanın dört bir tarafından kadın örgütleri saat 11.00'da eş zamanlı olarak siyah kurdele takarak 1 dakika sessiz olma eylemi yapacak. Bu vesilesiyle tüm savaş ve çatışmalı bölgelerde halklara yönelik soykırım ve kadınlara dönük cins kırımına karşı birlikte mücadele edebileceğimize inanıyoruz" ifadesinde bulundu.



Yorumunuzu Ekleyin Arkadaşınıza Gönderin İlgilisine Gönderin Çıktısını Alın Sayfa Başı
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış
» Güne Bakış