28-04-2010
 AKP'li Burhan Kuzu : İktidarı elde etmiş siyisi partinin grubu haline sokulmuş Meclis'in hükümet üzerindeki siyasi denetimi işlemez duruma düşürülmüştür. AKP’nin koyduğu hedefler ANAYASA Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı parlamenter demokrasiyi ‘modası geçmiş’ olarak nitelerken, AKP’nin düşlediği Türkiye’yi de ortaya koydu. İşte, Anayasa Hukuku Profesörü Kuzu’nun kitabından bazı seçmeler: Hükümet, Meclis’in üstüdür! YÜRÜTMENİN yasamadan üstünlüğü tartışılmaz. Bu durum zorunlu ve yararlı. Yürütme, yasama karşısında ‘aktif kuvvet’tir. Hükümet; parlamentonun basit bir ajanı değildir, 1. derece siyasi karar organıdır. Meclis’te çoğunluk elde edilmiş, siyasi denetim böylece aşılmıştır. Köşk yolunun yarısı tamam! BU sistemde devlet başkanının ‘sembolik’ olmaktan çıkıp rejimin temel unsurlarından biri haline geldiğini de savunan Kuzu, başkanlık öneriyor. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini sağlayan AKP, Anayasa paketine de ‘yetkilerin artırılmasını’ yerleştirdi. Kuzu’dan itiraf: Yürütme yasamanın önüne geçti 1997’de yazdığı kitapta başkanlık sistemini öven AKP’li Burhan Kuzu, hükümetin meclisin üstünde olduğunu itiraf etmiş, cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılmasını ve halk tarafından seçilmesini önermişti Salim YAVAŞOĞLU AKP’li Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, 1997 yılında yazdığı “Türkiye İçin Başkanlık Sistemi” adlı kitabında “Yürütmenin yasama organına karşı üstünlüğünü, meclislerin işlevsizliğini, denetimsiz karizmatik güçlü bir lider gerekliliğini” savunmuş. Kitle iletişim araçlarının da kullanılmasıyla Karizmatik liderin idari mekanizmayı nasıl ele geçirmesi gerektiğini anlatıp başkanlık sistemine geçmek için ilk yapılacak işin, “Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin sağlanıp, yetkilerinin artırılması olduğunu” söylemiş. Yasama ikinci planda Kuzu, Türkiye için yazdığını söylediği kitapta aslında parlamenter demokrasiyle yönetilen tüm ülkeler için aynı tespitleri yapıyor. Şöyle ki; “... Günümüzde yürütmenin yasama organından üstünlüğü tartışılmaz hale gelmiştir. Bu durum artık yadırganmamaktadır; aksine bu gelişmenin zorunlu ve yararlı olduğu kabul edilmektedir. Bunun sonucu olarak demokrasinin müesseseleri arasında kurulmuş hassas denge ve kontrol mekanizması bozulmuştur.” Hükümet güçlendi Burhan Kuzu bu durumu şu şekilde açıklamaktadır: “Böylece, artık klasik demokrasinin yürütme organı yeni gelişmeler neticesinde tamamıyla ’aktif bir kuvvet’haline gelmiştir. Yürütme, yasamadan kopardığı yetkilerle artık eski statik durumundan kurtulmuş ve yasama karşısında bir ’kuvvet’haline gelmiştir. Yani, hükümet, bugün parlamentonun basit bir ajanı olmaktan çıkmıştır; yürütme artık bağımlı ve ikinci derecede bir organ değildir; birinci derecede bir siyasi karar organıdır.” Tartışmalar meşguliyet “Türkiye’nin Özel Durumu ve Başkanlık Hükümeti Sistemi” başlığında “150 yıldır bu memleket hep Anayasa tartışmaları ile meşgul edilmiş ve hiç bir neticeye de varılmamıştır” iddiasını savunuyor. Neticesiz addettiği konuları da şöyle anlatıyor: “1808 Senedi İttifak, 1839 Gülhane Hattı Hümayunu, 1876 Kanuni Esasisi, 1921 ve 1924 Teşkilatı Esasiye Kanunları, 1961 Anayasası ve nihayet 1982 Anayasası. Tabi ki bu anayasalarda zaman zaman yapılan değişiklikler mevcuttur. ABD ise aynı süre içinde tek anayasa ile yönetilmiştir. Ancak 30 defa değişikliğe uğramıştır. Amerikalılar bu değişikliklere ’değişiklik’ bile demiyor, ’düzeltme’ diyorlar.”
Yeniçağ Bu Haber 1343 defa okunmuştur.Şu Anda Bu Haberi Okuyan 27 kişi online'dir.
|